PAYLAŞ
Advertisement

Bir doğa fotoğrafçısı olarak, bu seferki X-faktör çekiminin– seyircinin ilgisini çeken ve bulunduğu ekrandan veya sayfadan fırlayan görüntü- daha çok çeşitlendirilmiş olacağını görüyorum. Doğa fotoğrafları incelemek amacıyla Flickr gibi bir sitede bulunan, profesyonal olmayan bir grupta her gün bir veya iki saat harcıyorsanız eğer, fark edeceğiniz en önemli şey kalabalık gruplarda bulunan insanlar arasında çok küçük bir yüzdelik yaptığı işle kendini belli etmektedir.

Ancak bir sergide yer alan en üst kalite ve zevkteki fotoğrafları incelerken olay değişecektir ve siz bazı konuların gözünüzde canlanacağına şahit olacaksınız.

Birçok örnekte de görülebileceği gibi bu tarz görüntüler, bir doğa veya manzara fotoğrafında olması gereken bütün özellikleri içermektedir.

DİNAMİK DOĞA FOTOĞRAFLARI  NE ANLAMA GELİR?

Yaz Fırtınası, Queenstown, Yeni Zelanda. Dinamik doğa fotoğrafları için güzel bir örnektir. Bu fotoğrafta yer alan diğer birçok elementi de kullanabilmek için var olan mükemmel manzarayı sabitlemek zorunda kaldım. Bu resimde gördüğünüz doğa olayının son halini görüntüleyebilmek içinse yaklaşık olarak beş dalga akımı bir araya getirildi.

Dinamik doğa manzaralarına açıklık getirecek olan herhangi bir sözlük şu anda mevcut değildir; anlayacağınız bu durum bir nevi insanın kendi anlamlandırmasına kalmıştır.

Bana sorarsanız dinamik bir doğa manzarası bir bakıma doğal yaşamın enerjisini ve ölçüsünü değiştirmektedir. Ayrıca dinamik görüntüler genellikle, duygu derinliğini kullanarak kendi orta 2D görüntüsünü kareye hapseder. Üstelik birçok doğa olayı kendi içerisinde 3D özelliğini de barındırmaktadır.

DOĞA FOTOĞRAFLARI  İÇİN DİNAMİK NİTELİK

Nitelik, bütün mükemmel fotoğrafların belkemiğidir– dinamik veya diğer türlü olması bir şeyi değiştirmez- ;ancak gerçek anlamda etkileyici bir doğa fotoğrafları elde etmek isteniliyorsa sahip olunması gereken önemli bir şeydir.

Bana göre, bir doğa fotoğrafları ‘nın güçlü bir nitelik taşıyıp taşımadığını anlamanın en iyi yolu, gözlerinizi o fotoğrafa hapsetmeniz ve uzun bir süre (anlamlandırana kadar) incelemenizden geçmektedir – yaklaşık olarak günde 15 milisaniye.

Moeraki kayalıkları üzerinde beliren güneş, Otago, Yeni Zelanda. Buradaki deniz manzarası, dinamik doğa manzarasının elde edilmesine katkı sağlamaktadır.

Bu fotoğraf, dinamik doğa fotoğrafları ‘nın içermesi gerektiğine inandığım bütün özellikleri barındırır;

  • Çizgileri yönetir veya birleştirir.
  • İlginç bakış açıları sunar.
  • Görsel olarak etkileyici nitelikte ön plan öğeleri barındırmaktadır.
  • Görsel olarak ilginç orta zemin ve arka plan öğeleri içermektedir.
  • Canlı renkler veya olağanüstü bir ışık barındırır.
  • Vizyon engelleme ton kontrolü bulundurur.
  • Çekim önerisinde bulunur.

Bütün dinamik doğa fotoğrafları ‘nın bütün bu öğeleri içermediğini bilmekte yarar vardır. Kısacası hepsini bir yerde aynı anda bulmamız oldukça az rastlanılan bir durumdur. Ayrıca mükemmel görüntüler oluşturabilmek için nelerin izlenmesi gerektiğinin de belirtilmesi gerekmektedir. Kişisel yorumlarınızı yaptığınız çekimlere aktarabilmeye başladığınız an yaptığınız iş bir sanata dönüşecektir; ancak bunu sadece yaptığınız çekimleri geliştirmek amacıyla kullanınız.

Dinamik doğa fotoğrafları için gerekli olan bu unsurları bir gözden geçirelim;

DOĞA FOTOĞRAFLARI  ÇİZGİLERİ YÖNETİR VEYA ÇİZGİLERİ BİRLEŞTİRİR.

İzleyicinin dikkatini çekebilmek için yapılabilecek olan en basit yöntemlerden biri fotoğrafta yer alan çizgileri aynı veya ters açılarla yönetmeniz, kullanmanız veya onları bir araya getirmenizdir. Çizgileri birleştirme yöntemi, seneler önce ressamlar tarafından 2 boyutlu ortamlarda derinlik yanılsaması yaratmak için kullanılmıştır.

İşte bu yüzden iskeleler, yollar ve nehirler oldukça değerli birer fotoğraf öğesidir. Bu öğeler birçok insana klişe gelmesine rağmen, ders verdiğim öğrencilerime çizginin fotoğrafa kattığı gücü öğrenmeleri için sıklıkla önerdiğim bir yöntemdir.

Çizgileri kullanmak sadece etki yaratmak için değil, bakanların gözünü uzun bir süre öğe üzerine odaklamak için de gereklidir.

Suda, tepelerde ve bulutlarda yer alan ikinci destek hatlarıyla kaplı iskelenin, etkileyici birleşim noktalarıyla meydana gelen aşağıdaki fotoğrafa bir göz gezdiriniz.

Bu çizgileri, çekim esnasında belirlemeniz yararınıza olacaktır. –İnanın bana her yerde bulabilirsiniz.

Frankton’da yer alan bir iskele, Queenstown, Yeni Zelanda. Etkileyene kadar klişe olduğu iddia edilen şeyleri (iskele ve yolları) çekmeye devam etmelisiniz. Görsel kaslarınız hızlıca gelişene kadar biraz acı olacaktır ama inanın buna değecektir ve böylece yapay çekimler yaptıkça doğada bulunan güzelliklerin arayışına girişeceksiniz.

İskele birincil yönetici hattı olmasına rağmen suda, tepelerde ve bulutlarda da yer alan birçok yönetsel çizgi yer almaktadır. Koyuluk, suda yer alan çizgilerin yansımasını ve bakanın gözünü karenin odak kısmına çekmesine yarar.

DOĞA FOTOĞRAFLARI  İÇİN İLGİNÇ BAKIŞ AÇILARI

Bir fotoğrafçı olarak adli belgesel çeken biri değil de bir sanatçı olduğunuzu aklınızdan asla çıkarmayınız. Seyircinize değişik bir şeyler göstermek için milyon dolarlar kazandığınızı ve gösterişli bir hayat sürdürdüğünüzü unutmayınız.

Bu yüzden çekim yaparken doğal duruşumu asla bozmam. Bazı nedenlerden ötürü, betimlemek istediğiniz görüntü yakınına yanaştıkça daha da etkileyici bir yapıya bürünmektedir (örneğin, toprak/çamur/kar/buz bağlamış tezek.). – Anlayacağınız, her zaman olması gereken olur.

Bu özellikle ultra geniş lens kullandığınız zamanlarda gerçekleşir. Etkileyici ve küçücük görünen yöneltici çizgiler, 5 veya 6 feet yükseklikten çekildiğinde sahip olduğu değeri büyük ölçüde kaybeder ve o anda konu oldukça değerlenmeye başlar – kısacası rahatsız edici şekilde yakın ve alçaktan çekiminiz yapınız.

Ancak yüksekliği de amaçlamayı aklınızdan silip atmayınız. Ayrıcalıklı görüş alanlarına ulaşabilmek için de yükselti kazanmanızı sağlayacak olan fırsatları değerlendiriniz – açıkçası bu durumun bir nedenden ötürü telefoto uzaklıkları bıraktığınızda meydana geldiğini keşfetmiştim. Anlayacağınız ilginç bakış açıları yakalayabilmek için bankların üzerinde, arabaların üzerinde durunuz veya karınızın/kocanızın omzuna çıkınız (bırakın tripod görevi görsünler).

Paddock Körfezi, Wanaka Gölü, Yeni Zelanda. Oldukça rahatsız edici bir şekilde yakın olunan bu örnekte, karede sağ alt kısımda yer alan kayanın var olan formu oldukça değiştirilmiştir. Nesneden biraz uzaklaşınca, tatmin edici bir güzellikte kayayı ve görüntüyü birbirine bağladım. Ayrıca güçlü yöneltici çizgilerin bu fotoğrafta da bulunmasını göz ardı etmeyiniz.

 

DOĞA FOTOĞRAFLARI  İÇİN ÖN PLAN ÖĞELERİ

Dinamik görüntülerin, mükemmel bir görsel şölen yaratacak olan etkileyici ön plan öğelerini veya öğeleri barındırdığına inanırım.

Örnek olarak gün doğumunu veya batımını değerlendirebilirsiniz. Tabii ki herkesin bildiği üzere mükemmel uyumda ışık mükemmel fotoğraflar elde etmenizi sağlar; ancak benim kişisel görüşüm, hiçbir şey olmasa bile uçsuz bucaksız dağınık kırmızı bulutlar beni izleyici olarak etkilemeye yetecektir.

Genellikle en güzel dinamik fotoğraflar, yarım alt kısımda veya ön planda ilgi çekici konular barındırırlar. Bu da sizin fotoğrafa giriş kapınız olur. Ayrıca elinizde olan ön planda yöneltici hatlar bulunduruyorsa, yapacağınız iş oldukça övülen ve maddi değeri yüksek olacak olan bir çekim olacaktır.

Acı Baklalar, Fiordland, Yeni Zelanda. Haklısınız, bu sadece bir kandırmaca. Ön plan öğelerinin bu kadar kolay yakalanmayacağını herkes biliyor. Bunu bir kenara bırakırsak, keskin gözlemciler, fotoğrafta yer alan birleşim hatları dışında acı bakla örneklerine rastlamıştır. Bu durum da her köşeye bilinçli bir şekilde tazelik yerleştirerek, karenin alt kısmında ufacık bir boşluk bırakarak gerçekleştirilmiştir. Güneş yıldızları ise olağanüstü nitelikte bir arka plan elde edilmesine olanak sağlamıştır.

DOĞA FOTOĞRAFLARI  İÇİN GÖRSEL OLARAK İLGİNÇ ARKA PLAN ÖĞELERİ

Ben her zaman arkadan öne doğru ilerlerim. İlk olarak işe konumu bularak başlarım, dağlar üzerinde eğlenen bir gün batımı buna örnek olabilir, ardından arka plan ve ön planı birbirine bağlayabilmek için dengesiz bir hapishane kaçkını gibi güzel bir ön plan arayışına çıkarım.

Gördüğünüz üzere bu oldukça denge işine bakar –kimi veya hangi öğeleri betimleyeceğiniz görselde kullanmak istediğinize karar vermeniz gerekir. İdeal olarak arka plan öğesi bakanın gözünü daldıracak, ön plan öğesinin ise arka plan öğesine destek verecek nitelikte olması gerekmektedir.

Milford Koy’u, Fiordland, Yeni Zelanda. Bu fotoğrafın yıldızı, bulutlar üzerinde oynayan ilginç ışık hüzmeleridir –ön planda ve orta zeminde yer alan elementler birbirleriyle pek uyuşmasa da görüntüye etkileyicilik kazandıran sahne ışığını baltalamaz.

Alışılmadık bir şekilde yukarıda bulunan görselin ön planını bulmak için pek da çaba sarf etmedim. – Sersemledim. Hâlbuki dört dakika önce kamyonumun arkasında mışıl mışıl uyuyorken oldukça da huzurluydum. –alarmım durdu ve ben o sahneyle karşılaştım! Paniğe kapılmam pek de olağan dışı bir şey olmasa gerek!

DOĞA FOTOĞRAFLARI  İÇİN CANLI RENKLER VEYA OLAĞANÜSTÜ IŞIK

Şimdiye kadar okuduklarınızla, benim kontrolsüz bir renk bağımlılığım olduğunu anlamış olacaksınız. Renkleri seviyorum; özellikle doğal ışık dağılımlarını. Fakat canlı renklerin dengede tutulması ve genelin bir parçası olması gerektiğine inanıyorum.

Oldukça sık bir şekilde kişilerin, doğa fotoğrafları ‘nda sadece bir kısım renge bağlı kaldığını görmekteyim.

Dinamik bir görüntünün etkileyici olabilmesi için dengenin sağlanmış olması gerekmektedir. Bundan dolayı, çektiğim kareleri renkle doldurmaktan kaçınırım.

Mt Taranaki / Egmont’da gün doğumu, Yeni Zelanda. Bu fotoğrafta yer alan esas olay güneş ışınlarının etkileyici bir şekilde dağılması ve bulutlar üzerinde oluşturduğu renk oyunlarıdır. Lens seçiminden ve pozun yakalandığı konumdan da anlaşılacağı gibi güneş ışığı renkler sadece fotoğrafın bir kısmını oluşturur. Bense genellikle daha koyu tonları tercih ederim; güneşin doğuşunun veya batışının yarattığı aşırı rahatlık hissi buna yol açabilir. Bana sorarsanız, güneş ışığı huzmelerine ve bulutlara oranla tepeler oldukça gizemli durmaktadır.

Bu fotoğraf çok fazla renk bulundurmakta ve şimdiye kadar gördüğüm en etkileyici gün doğumunu içermektedir. Bana göre bile birçok renk içerdiğinden gerçekçi durmadığı için bir yerlere oturup bu anın zevkini mi çıkarmalıydım bilemedim. Oldukça yüksek bir ihtimalle bu çekimdeki renkleri yumuşatabilmek için oynamalar yapılmıştır.

DOĞA FOTOĞRAFLARI  İÇİN VİZYON KİLİT TON KONTROLÜ

Temel olarak bütün yansıtmak istediğim şey vinyet olgusudur.

Etkilenilmesi istenen göz, özellikle çerçevenin merkezine yakında bir yerde olan görselin yumuşaklığına, sakinliğine doğru yöneltilir. Ayrıca göz, çerçevenin kenarlarında bulunan karanlık çizgilerden de etkilenmektedir.

Gerektiği gibi konumlandırılıyorsa eğer, bakanın gözü direkt olarak görseldeki hafifliğe kayar ve görselin karanlık kenarlarında takılı kalır.

Değişik Bulut Formasyonu ve Yol, Alexandra, Yeni Zelanda. Yukarıdaki görselin barındırdığı bütün özelliklere bir göz gezdiriniz ve bahsettiğimiz bu tekniğin kullanılışına dikkat ediniz. Bu genellikle var olan konunun etkisi ve ND dereceli filtrelerin kullanımıyla gerçekleştirilir; ancak ben genellikle köşelerin en üst kısmını koyulaştırmayı ve son olarak da ince bir vinyet eklemeyi tercih ederim. Burada da vizyon kilidini sağlayabilmek için görselin merkez noktasının yakınına bir yere parlak boyalı bir çizgi attım. Ayrıca görseldeki etkiyi daha da artırabilmek için birazcık da vinyet ekledim.

DİNAMİK DOĞA FOTOĞRAFLARI  İÇİN ÇEKİM ÖNERİSİ

Tavsiye edilen çekim, bulanık veya donuk olduğu zaman veya istenilen öğe görsel üzerinde kullanıldığı zaman genellikle istenildiği gibi elde edilemez; fakat görselinize bir katman daha hareketlilik katmıyor da değil.

Ayrıca uzun çekimler yapmak için kendinizi koşullandırmanız yanlış olacaktır (hem bulanık hem de özellikle donuk olan çekimler görseldeki hareketliliğin değişmesine neden olur, bu da yapılan bazı uzun çaplı çekimlerde karşılaşılan sorunlara yol açar).

Moeraki, aşınmış kaya parçası, Otago, Yeni Zelanda. Bulanık uzun pozlama çekimi, sabit kaya parçası ve hareketli deniz arasında dinamik bir gerginlik yaratmaktadır.

Ayrıca bu fotoğrafa eklenen diğer detayları da not etmek istiyorsanız eğer onlar; dikkat çekici perspektif, renk kullanımı, vizyon kilidi, ön plan/arka plan etkisidir.

DİNAMİK DOĞA FOTOĞRAFLARI B&W OLABİLİR Mİ?

Kesinlikle! Doğru söylemek gerekirse binlerce B&W dinamik doğa fotoğrafları bulunmaktadır. B&W’den daha iyi dokuları işleyen ve zıtlık yaratan renk olduğunu düşünmüyorum.

Siyah ve Beyazcılar genellikle kaybedilen renkleri telafi etmek amacıyla, endüstriyel dereceli vizyon kilit ton kontrolüne başvurmakta ve etkileyici grafik öğelere bağlı kalmaktadır.

BÜTÜN DİNAMİK DOĞA FOTOĞRAFLARI BAŞARILI MIDIR?

Doğru söylemek gerekirse tam anlamıyla hepsinin başarılı olduğu söylenemez. Ayrıca göz kamaştıran bütün görsellerin de benim burada savunduğum bütün ilkelerden kaçınması gerekmektedir.

 

DOĞA FOTOĞRAFÇILARI 

Birçok kez kolaylıkla doğa görselinin yerini belirleyip kameramı ona doğru konumlandırıyorum; ancak inanın bana bu durum tuzaktan başka bir şey değildir. Buna inanarak kendimi çok uzun zamandır basit doğa fotoğrafları çekmenin kendinden değerli olacağına inandırdım; ancak tek yaptığım kameramı herhangi bir doğa olayına karşı ayarlamaktan başka bir şey değildi. Çıkan sonucun herhangi bir konu barındırmamakla beraber kendi öznel düşünceme dair de bir şey içermiyordu.

Böylelikle Ansel Adam’ın, bir fotoğrafçının her ne olursa olsun yakalayacağı doğa görseline göre kendi özel sesini bulması gerektiği söylemi bu olayın doğruluğunu kanıtlıyordu. Senelerce çektiğim görüntülerin kendi güzelliğiyle oynayarak boşa kürek çektim. Sonrasında ise artık kendi öznel düşüncemi keşfedip, kendime uygun bir şekilde doğa olaylarının çekimini yapmam gerektiğine karar verdim. Bu olay da beni seneler içerisinde keşfettiğim bazı ipuçlarına götürdü.

Doğa Fotoğrafçıları Doğa Fotoğrafları Hakkında Önemli Bir Sır

Toprak parçasını anlayıp, okuyabilmeniz için uzun bir zamana ihtiyacınız vardır. Sabit bir şekilde beklemeniz ve ışığın çevreyi ve şeklini değiştirdiğini görmeniz gerekmektedir. Güneş hareket ettikçe dağları ışıklandırır ve akarsular etkileyici bir şekilde akışa geçer.

Işığın doğaya kendi sesini verdiğini anlamam çok uzun yıllarımı aldı; meğer ışık, doğa üzerinde duygu ve his yoğunluğu oluşturuyormuş. Böylelikle kara, koca bir tuval ve ışık da onun üzerine karmaşık ve ince bir resim çizen oluşumdu. Anlayacağınız benim için fotoğraf, ışığın doğa üzerindeki değişimini kaydetmek anlamına gelmektedir. Böylelikle bütün kararlarım, ne çekmeliyim ve yaptığım çekimi nasıl tamamlamalıyım sorularını bağlayan ‘’Bu görsel ışık ve doğa hakkında bir şeyleri yansıtıyor mu?’’ sorusuyla alınmaktadır. Bu basit soru, güzel olmasına rağmen reddettiğim ancak benim ruhumu yansıtmayan birçok görseli cevaplar niteliktedir de aynı zamanda.

Doğa Fotoğrafları için Erken Uyanın

Karanlık ta mı veya gün doğumunda mı çekim yapmak istersiniz diye bir soru yönlendirilseydi eğer her zaman birinci olanı seçerdim. Yanlış anlamayın, gün doğumu fotoğraf çekimlerine karşı hiçbir ön yargım yok fakat çekeceğim kare, gördüğüm binlerce gün doğumu fotoğrafından ç daha farklı olmayacağı için bu çekimlerden kaçınmaktayım.

Ancak şafak vakti beliren ışık, şaşırtıcı derecede etkileyicidir. Bunun nedeni karanlıkta gelecek olan anı beklerken neler elde edeceğinizi bilememenizdendir. Ayrıca şafak anında beliren ışık en tatlı esmer pembe ve sıcak sarı arası bir noktadadır ve bu da sizi etkilemek için fazlasıyla yeterli bir durumdur.

Bir nevi vahşi yaşam fotoğrafçılığına benzemesinin sebebi ise yıllardır beklediğiniz anı yakalamanızı sağlaması veya hiçbir şey elde etmeden sizi geri göndermesidir.

Dahası hava durumu tahminlerini her zaman göz önünde bulundurmalısınız çünkü havanın her zaman soğuk ve gökyüzünün de berrak olduğu bir yerde yaşıyorsanız eğer bütün dünyanın ayakta olduğu saatlerde yok olan mükemmel bulut ve buhar etkisini yakalama imkânınız vardır.

Doğa Fotoğraflarında Kusurlar İyidir

Doğa fotoğrafçılığı, sizlerin karşılaştığı oldukça büyük farklardan ötürü bayağı zordur. Bu nedenle ışığı arazide dengede tutacak hiçbir yol yoktur.

ND filtreleri bazen yararlı olabilmektedirler; ancak kullanımı oldukça karmaşık ve kullandığım birçok yerde de işe yaramamaktadır. Böylelikle genelde birçok insanın kullandığı önemli fırsatları reddedip kendi imkânlarımı sağlamaktayım.

HDR tekniklerinin veya yazılımlarının taraftarı değilimdir; ancak kullanımlarıyla kendilerini uzaklaştırmakta ve fotoğrafın bütünlüğünü mahvetmektedirler ve inanın bana birçok fotoğraf bilgisayar üzerinden ışık ayarlıdır. Bunun sonucunda da mümkün olmayan dinamik aralık sayesinde mükemmel bir çekime dönüşürler.

Bu fotoğraf Yeni Zelanda da bulunan, Marlborough Koyundaki midye yataklarında çekilmiş ve yüksek bir ihtimalle de birçok fotoğraf kulübü yarışması tarafından da reddedilmiştir. Kara parçasından, küçük de olsa bir detay yakalamak mümkün olmasına rağmen ben, gizemli siyah geometrik bloğun denizin dövülmüş gümüş gibi duruşuna bayıldım.

Bu fotoğraf, teknik olarak çok zayıf bir görsel olmasına rağmen sizi içine çeken ve daha da yakından incelemenize neden olan bir yapıya sahiptir.

Doğa Fotoğrafçıları Arkanıza Bakın

Wanaka Göl’ü, Yeni Zelanda da bulunan, söğüt ağaçları alacakaranlıkta çekilmiştir. Bu göl dünyanın en güzel manzaralarından birine sahip olmasına rağmen alacakaranlık vakti güneş, bölgeyi çevreleyen dağların arkasından yükselmekte ve güzel görünmektedir; ancak bu durum ona bir bakıma oldukça yaygın ve her yerde bulunabilecek bir manzara görünümü vermektedir.

Böylece suyu ve gün doğumunun çekilmeye değer olmadığına karar verip geri arabama doğru yürümeye başladığımda yukarıda gördüğünüz ağaçların oluşturduğu eşsiz manzarayla karşılaştım.

Anlayacağınız kolaylıkla ulaştığınız görseller en güzel çekimleriniz olmayacaktır. Daima daha zor ulaşacağınız şeyler için arayışa giriniz!

Doğa Fotoğrafçıları için Yazılım

Alan gezileriniz için siz önerebileceğim çok önemli iki tane bilgisayar programı vardır. Bunlardan biri ‘’The Photographers Ephemeris.’’tir.

Kısaca özetlemek gerekirse, bu uygulama dünya üzerinde istediğiniz herhangi bir bölgeyi, herhangi bir zamanda ve tarihte seçmenizi ve güneşin tam olarak nerede olduğunu görmenizi sağlar. Sizler de gitmek için en iyi tarihi, özellikle bölgeyi ve çekim yapabilmeniz için en yararlı bölgeyi planlarsınız.

Tabii doğa fotoğrafçılığını ciddiye alıyorsanız sizin için çok yararlı olacağı su götürmez bir gerçektir.

Yukarıda gördüğünüz iki fotoğraf ta güneşin konumunun nasıl bir etki yarattığını ve fotoğrafla vermek istediğiniz mesajı örnekler.

Geniş açılı fotoğraf, eylül ayında öğleden sonra çekilmiştir (Yeni Zelanda da erken bahar döneminde.). Güneşin nehir üzerine yansıması, nehrin rengini gümüşe çevirmiş ve bazı sorunları ortaya çıkarmıştır.

Diğer fotoğraf ise temmuz ayında bir öğle vakti çekilmiştir(Yeni Zelanda da kış ortası). Diğer gereç ise 1:50000 harita ile bölgeyi göstermektedir.

Ben, Yeni Zelanda için ise Apple Store’da bulabileceğiniz Mapapp NZ SI uygulamasını kullanmaktayım. Sat Nav haritalari yeterinde detaylı olmadığından ve bölgeyi tam anlamıyla göstermediğinden dolayı Mapapp uygulamasını kullanmaktayım. Telefon dışı programları tercih etmemim sebebi ise internet üzerinden indirilen herhangi bir haritanın tamamıyla kullanışsız olmasıdır. İyi bir haritadan beklentiniz ise sizin bölge hakkında tahminlerde bulunmanızı sağlaması ayrıca görüş mesafesi hakkında ipuçları vermesidir. Bu topoğrafik haritalar, mükemmel çekimler yapmak için uzun mesafelerce kirli arazilerde ilerlemenizi ve zaman kaybetmenizi engeller.

Doğa Fotoğrafları için Ekipman Önemli Değildir

İyi bir kalemin mükemmel bir roman yazmanızı sağlamayacağı gibi iyi ekipmanlar da mükemmel bir çekim yapmanızı sağlamayacaktır! Tabii ki her fotoğrafçının gerekli ekipmana ihtiyacı vardır. Sahip olduğunuz teçhizatı, bir yazarın yazısını oluşturmak için kullandığı gereçlere gösterdiği muameleyi örnek alarak kullanmalısınız. Anlayacağınız bu araç, aklınızda bulunanı başkasına aktarmak amacıyla kullanılmaktadır. Fakat ilk başta kendinize belirlemeniz gereken şey odak noktanızdır, ardından çekim yapmak için sahip olduğunuz akıllı telefondan Nikon D800’e kadar her şeyi kullanabilirsiniz.

Sizin fotoğrafları oluşturduğunuzu, kameranızın ise sadece onların çekimini yaptığını aklınızda çıkarmayınız. Örneğin, puslu bir sabahı görüntülemek için istediğiniz herhangi bir fotoğraf makinesini kullanabilirsiniz. Ancak yüksek pikselin, hızlı veya keskin bir lensin daha iyi fotoğraflar çekmenizi sağladığına inanıyorsanız, teknoloji kulvarına katıldınız demektir.

Doğa Fotoğrafları Boyama

İnternette, doğa üzerinde yumuşak ipeksi bir görünüm elde edebilmek için x10 ND filtreleri gibi popüler olan tekniklerin veya oldukça işlenmiş fotoğrafların yayınlandığını görmekteyiz.

İnanın bana doğanın kendi kendini ifade etmesine neden izin vermediğimizi halen anlayabilmiş değilim! Bana sorarsanız filtresiz bir şekilde kendini çok daha iyi yansıtabilmektedir. Ancak ille de filtre uygulamak istiyorsanız, en düşük seviyede uygulayın ve böylece doğanın kendini ifade etmesine de olanak tanıyın. Kısacası oldukça yoğun bir şekilde filtre uygulamasında bulunmanız, doğanın nasıl bir görünümü olduğu hakkındaki düşüncelerimizi etkileyecektir.

Böylelikle en iyi fotoğraf madenlerine bilinçli ve bilinçsiz olduğumuz anlarda ulaşabileceğimizi anlamışızdır. Bu nedenle, oldukça yoğun bir şekilde fotoşoplanmış fotoğraflar üzerimizde soğuk bir etki bırakmaktadır; bizlere de doğru olmayan bir hikâyeyi aktarmaktadırlar. Bu olaylar neticesinde, bizler de, yapay olan turuncu gökyüzünün ve mükemmel netlikteki otların farkına varmaktayız.

İşte bu fotoğraflar, kendi hikâyelerini anlatamadıkları için sessizlik içerisindedirler. Ancak tutarlılık içerisinde olan fotoğraflar tam aksine bize onları keşfetmemiz için imkân tanır. Bu da soyut resimlerde olduğu gibi bizleri kendi iç dünyamıza götürür.

Kısacası fotoğraflar birer mecaz öğe olarak kabul edilebilir; ancak kendisini resmeden fotoğrafçının değil de onu inceleyen şahsın zihninde bir şeyler yaratmalıdır.

Doğa Fotoğrafları Kötü Hava Yoktur

Bulut ve yağmurun mükemmel hava koşulları olmadığını hepimiz bilmekteyiz; ancak çekim yapabilmek için bizlere bulutsuz günlerden çok daha fazla imkân sağladığı da su götürmez bir gerçekliktir.

Bu fotoğraf, Yeni Zelanda da bulunan Marlborough Koyun’da moral bozucu bir günün sonunda çekim yapmak için fırsat ararken çekilen akşam yağmurudur. Yağmurda binlerce kilometre yol gitmek sabır ve iyimserlik gerektirmesine rağmen elde ettiğiniz ödüller genellikle hiç denecek sıklıktadır; ancak gözlerinizi açık tutmaya devam ettikçe çekimine değecek görseller yakalayacağınıza garanti verebiliriz.

İlginç bir şekilde bu fotoğraf görüntü deposuna aktarıldığında arka planda yer alan görsel kalkmıştır; anlayacağınız monokrom özelliği sağlanabilmesi için bu fotoğraf fotoşoplanmıştır.

Anlayacağınız doğa bazen hiçbir bilgisayar programında bulunmayan mükemmel özellikte olağanüstü efektler yaratarak bizleri şaşırtmaktadır.

Doğa Fotoğrafları Mekan Seçimi

Şans, özel fotoğraflar yakalayabilmek için büyük bir rol oynamaktadır; eğer potansiyel olarak size mükemmel görsellik sunan bir yerdeyseniz çevrenize bakınınız, arkanıza bakıp incelemeye başlayınız; inanın bunları yaparak net bir şekilde ilk çekimlerinizi geliştirmiş olacaksınız.

Yeni Zelanda da bulunan Taniwha Göl’ü beş gün arayla fotoğraflanmıştır ve her ikisi de ayrı birer hikâye dillendirmektedir ve eminim beni, bu sefer gittiğimde bambaşka bir hikâyeyle karşılayacaktır.

Doğa Fotoğrafları Eleştirilere Açık Olun

Kendi öznel yapısına sahip olan bir fotoğrafçı olmak verilen hangi tavsiyenin veya önerinin dikkate alınacağını seçebilmek demektir.

Örneğin, sahip olduğunuz bilgelik, geniş çaplı doğa çekimleri esnasında ön planda bakanın etkileneceği bir öğe bulundurmak anlamına gelir. Tahminimce bu durum, doğa fotoğraflarının kendiliğinden çok sıkıcı olması fikrine bağlıdır ve etkileyicilik kazanmak için de karede, bir yerlere bakan veya otlanan inek olması gerekmektedir.

Ancak fotoğrafı inceleyen ve doğa olayını yansıtan görsel arasına bir görsel yerleştirmek istiyorsanız, bu fotoğrafın bir hikâye atması gerektiğini de aklınızdan çıkarmamalısınız. Ancak yaratacağınız hikâye de görseli pazarlamak uğruna olmamalıdır. Unutmayın ki kurallar yıkmak için vardır!

Yukarıda yazılan her şeyi kısa bir şekilde özetlememiz gerekirse eğer ilk olarak sizi neyin etkileyeceğine karar vermeniz ardına bu görselin çekimini yapmanız ve yaptığınız çekimin de kendi hikâyesini yansıtabilmesi için gerekli düzenlemeyi yapmanızdır.

Yeni Başlayanlar için Doğa Fotoğrafları ve Vahşi Yaşam Fotoğrafçılığı İpuçları

Doğa veya vahşi yaşam fotoğrafçılığına ilginiz varsa eğer bir noktada nefesinizi tamamıyla kesecek olan bir manzara fotoğrafıyla karşı karşıya kalma şansınız vardır. Belki de daha önce bu ana kadar, bu fotoğrafın, öğlen batmakta olan altın güneş ışığının manzarayı süpürmekte olduğunu veya bazı küçük doğal mucizelerinin kapanmakta olduğunu içerdiğini fark etmemişsinizdir. Bu nasıl mümkün oldu? Diye kendinize soruyor olabilirsiniz.

Doğrusu, bu mükemmel fotoğrafların büyük bir çoğunluğu; fiziksel cefa, sabırla tekrar etme ve kişi tarafından elde edilen şans aracılığı ile meydana gelmiştir.

Burada, vahşi yaşam fotoğrafçılığında ve doğal yaşam çekimlerinde sizi daha da geliştirecek bazı ipuçları bulunmaktadır.

Doğa ve Vahşi Yaşam Fotoğrafçılığı  Dışarı Çıkmadan Önce Ödevinizi Yapınız

Bir fotoğraf ortaya çıkarmadan önce mümkün olabildiğince eğitimli olunuz. Ödevinizi yapmak vahşi yaşam fotoğrafçılığı için en önemli kısımlarda biridir, aksi halde bazı kısımlarından maalesef iğrenebilirsiniz. Hiçbir zaman elinizde hiçbir ipucu yokken bir durum üzerine gidemezsiniz. Her mücadele için tamamıyla hazır olmaya bilirsiniz; ancak güvenli bir şekilde durumdan sıyrılmak için kendinizi eğitebilirsiniz.

Doğa ve Vahşi Yaşam Fotoğrafçılığı  Nasıl Bir Donanıma Sahip Olunmalıdır?

Gelişmiş donanıma sahip olmak bir gereklilik değildir; ancak sabır ve azim oldukça önemlidir. Etkileyici doğa ve vahşi yaşam fotoğrafları çekmek için en son model ve mükemmel bir yakınlaştırma yapan objektife veya uzay çağı aletine sahip olmanıza gerek yoktur. Aynı zamanda, gerçekçi beklentilerde bulunmak ve hayal kırıklığına uğramamak için aletinizin neler yapabileceğinin farkında olmanız gerekmektedir.

Bu fotoğraf, kamera ile beraber 28-135mm’lik kit lens kullanılarak çekilmiştir. Öncesinde ise yavaş ve sessiz bir şekilde yerde sürünmüştüm.

En muhtemel olacak olan çekim için hazırlanın. Maalesef fotoğraf gezisi için hazırlanmak oldukça büyük bir gerginliğe neden olabilir. Malzeme eksikliğinden dolayı oluşabilecek korkudan dolayı fazla toparlanıp hazırlanmak daha kolay olabilir. Ancak çok toparlanmak, az toparlanmaktan çok daha kötüdür. Ağırlaşırsınız ve rahatsız olursunuz. Kendinizi, fotoğrafçılar tarafından en çok kaçınılan durumlardan birinde bulursunuz ve yaptığınız işten zevk almazsınız. Karşılaşmanızın en muhtemel olduğu hayvanlar ve manzaralar için arayışa başlarsınız. Kendiniz için en önemli ve önemsiz olan şeyleri belirlemelisiniz.

Kararlarınızı verin, onlara sadık kalın ve gerisini bırakın. Bu durum toparlanma işini daha az stresli duruma getirecektir. Kuşlar ve hayvanlar gibi kolay korkutulup kaçırılan, vahşi yaşamı fotoğraflamayı planlıyorsanız eğer özne ve kendi aranızda tutabileceğiniz en iyi yakınlaştırıcı lensini yanınıza almanız gerekmektedir. Gizliliği endişe uyandırmayan manzaraları veya sahneleri çekmek için ne yapmalıyım? Daha iyi bir görüntü elde etmek için daha geniş açılı bir lens yanınıza almanız gerekebilir. En nihayetinde, her durum için kullanılan bir lens olduğu gizlenecek bir sır değildir. Herhangi bir lense sahip olmanıza rağmen en iyi kullanım için fotoğraf çekmek üzere ayrılmadan önce yeterli bilgiyi edinin.

Doğa ve Vahşi Yaşam Fotoğrafçılığı  Doğru Hazırlanmış Bir Çanta Altın Değerindedir

Çantanızı rahat bir şekilde taşıyamıyorsanız eğer planlanan hiçbir şeye değmeyecektir. İhtiyacın olan donanımı taşıyabilmen için gerekli kamera çantasını bulmalı ve eşit bir şekilde de rahat olmalıdır. Çantalar, fiyat ve kalite bakımından oldukça çeşitlidir fakat insanlar genellikle ödediği kadarının kalitesinde alırlar. Biraz daha yüksek bir bütçeyle, yarı su geçirmez veya suya dayanıklı bir çanta düşünebilirsiniz.

Vahşi yaşam fotoğrafçılığı için uygun olan, yağmurluksuz ve yağmurluklu hafif çantam.

Görüşleri inceleyerek ve bedenine, kullandığın malzemeye ve de dışarıya çıkarmayı planladığın çantaya uygun bir şeyler seçebilirsiniz. Eğlenceli ve de tatminkâr bir deneyim yaşayabilirsiniz. Konfor konuşuyor…

Doğa ve Vahşi Yaşam Fotoğrafçılığı  Konfor Öğeleri

Ayakkabılar: Herhangi bir vahşi yaşam fotoğrafçısı için bir çift rahat yürüyüş ayakkabısı veya botu en önemli şeydir. Taş, kir, çamur, su, böcekler, kayalar ve ürpertici sürüngenleri uzak tutacak bir çift ayakkabıya veya bota ihtiyacınız vardır. Ayakkabılarınız, uzun mesafe yürüyüşleri için uygun ve oldukça rahat olmalıdır. Ayaklarınız, rahatsız oluyorsa eğer düşündüğünüzden daha da kısa bir sürede gezintinizi kesmeniz gerekecektir.

Doğa ve Vahşi Yaşam Fotoğrafçılığı  Bir Kontrol Listesi Hazırlayınız

Herhangi bir çekime başlamadan önce aklınızda bir kontrol listesi hazırlamanız her zaman için iyi olacaktır. Başlamadan önce kendinize aşağıda bulunan soruları sorunuz:

Herhangi bir izne veya izinlere(ruhsat gibi) ihtiyaç var mıdır?

Bazı Ulusal veya Devlet Parkları veya kutsal vahşi doğa alanlarına giriş yapabilmek için özel izinlerin alınması gerekmektedir; özellikle taşrada kalmış araziler için bu izinlere ihtiyaç vardır.

Taşıtımı nereye koyacağım?

Bu oldukça önemlidir. İnanın bana, aracınızı izin verilmeyen bir alana park ettiğinizde oldukça yüksek bir cezaya tabii tutulursunuz veya daha kötüsü arabanızı çekilmiş bir şekilde bulmak için geri dönersiniz.

Herhangi bir süre kısıtlaması var mı?

Birçok doğal alan ve park, işletmeler gibi zaman kısıtlamasına sahiptir. Mükemmel güneş yükselişini çekmek için geldiğin alanın şafak sonrasına kadar erişilemez olması ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Üstelik birçok vahşi varlık ve yaratık, sabahın erken saatlerinde veya öğleden sonra aktif haldedir.

Tahmini hava koşulları nedir?

Bu oldukça önemli bir durumdur. Hava durumuna bağlı olarak ne beklediğini az çok kestirmeniz gerekmektedir. Önceden tahmini hava durumunu kontrol ediniz ve mümkünse eğer o eklentiyi gün boyunca üzerinizde tutunuz. Kendinizi asla tehlikeye atmayı düşünmeyiniz veya kendinizi kötü hava koşulları için hazır olmayan bir donanımla beraber dışarı çıkma girişiminde bulmayınız.

Gündoğumu ve Günbatımının saatleri nedir?

Aynı şekilde, gündoğumunu ve günbatımını çekmek istediğiniz bölgelerin, o saatlerde girilebilir olup olmadığını kontrol ediniz. Gitme saatinden önce, istediğiniz bölgeye yeterli sürede varabilmeniz ve aletlerinizi kurabilmeniz için programınızın farkında olmanız gerekmektedir.

Genel olarak fotoğrafı çekilmiş hayvanlar, araziler veya yapılar var mıdır?

Ziyaret etmek istediğiniz alan etrafında genel olarak nelerin fotoğrafının çekildiği hakkında araştırma yapmalısınız. Turistler tarafından en az gezilen bölgeler hakkında bir park bekçisi veya görevli bulup sorular sorunuz. Popüler olanın ne olduğunu öğrenmeniz ve aynı yerden aynı şekilde defalarca çekim yapmamanız için yardımcı olur. Yaratıcı fikirler için arayışlarda bulununuz ve kendi işinizi ortaya koyunuz.

Bölgenizi araştırdınız ve beklentiniz hakkında güzel bir düşünceniz var. Burada, varış noktanıza varmadan önce bilmeniz gereken, size yardımcı olacak olan bazı ipuçları vardır;

Doğa ve Vahşi Yaşam Fotoğrafçılığı  Shoot RAW

Eğer mümkünse fotoğraf çekmek için kameranızı RAW formatına ayarlayınız. RAW fotoğraflar, temelde işlenmemiş, bazısına göre pişirilmemiş, doğrudan kameranızın görüntü sensöründedir. JPEG’le karşılaştırdığımız zaman muazzam miktarda piksel bilgisi ve daha çok alan ve hafıza barındırmaktadır. Ayrıca bu ek bilgi rötuş aşamasındaki değişikliklerde daha çok olanak sağlamaktadır.

Doğa ve Vahşi Yaşam Fotoğrafçılığı  En Düşük Pratik ISO’yu Kullanınız

Fotoğrafik film ve görüntü sensörleri ISO değeri ışık duyarlılıklarıyla alakalıdır. Özetlemek gerekirse; yüksek ISO değeri, görüntü elde edebilmek için düşük ışığa ihtiyaç duyar. Ne yazık ki daha yüksek ışık duyarlılığı ile görüntü paraziti yükselir. Birçok durumda (fakat hepsinde değil), genellikle düşük ISO değerini kullanmak istemeniz mümkündür. Hızlı bir deklanşör hızı, genellik vahşi yaşamın hızlı hareketlerinin çekilebilmesi için gereklidir ve yüksek parazit, bulanık bir görüntüden daha az fark edilir hale gelir.

Doğa ve Vahşi Yaşam Fotoğrafçılığı Vahşi Yaşamı Çekerken Otomatik Odak Devam (Al Servo) Modunu Kullanınız

Otomatik odak, en iyi dostunuz veya düşmanınız olabilir. Vahşi yaşamı çekerken, otomatik odak mükemmel bir araçtır! Hayvanlar ve kuşlar; özellikle vahşi çeşitlilik için en sık kullanımdadır. Oluşturulmak istenen fotoğrafta dikkatli bir şekilde konumları değiştirir, yakınlaştırır veya uzaklaştırır. Otomatik Odak Devam Modu ve Otomatik Odak Servo Modu oldukça kullanışlıdır. Kameranızdaki işlevine bağlı olarak farklı isimlerle anılsalar bile ikisi de aynı şekilde, hareket eden cisimleri devamlı bir şekilde odakta tutmayı başarabiliyor. Seçilen odak noktasını öznenin üzerine yerleştir ve deklanşör düğmesine otomatik odağı bağlamak için yarı basılı bir şekilde dokununuz. Siz deklanşör düğmesindeki baskıyı sürdürürken, özneyi takip ettiğiniz sürece odak ise orada takılı kalmaya devam edecektir. Fotoğraf makinenizin modeli için belirli otomatik odak olanakları ve her modun nasıl seçileceğini öğrenmek için kameranızın kullanım kılavuzunu okuyunuz.

Doğa ve Vahşi Yaşam Fotoğrafçılığı Tripod’u (Üç Ayaklı Sabitleyici) Unutmayınız

‘’Gerçekten Tripod’a ihtiyacım duyacağımı hiç düşünmüyordum.’’ sözcükleri genellikle potansiyel olarak mükemmel bir çekimin kaçırıldığı kötü hikâyelerin başlangıcında kullanılır. Birçok doğal ve vahşi yaşam fotoğrafçılığı durumlarında, Tripod oldukça önemli bir gereçtir. Bir taneye sahip olmak her zaman için oldukça önemlidir. Kamera kurulumunuzu kaldırabilecek kadar güçlü, oldukça parlak ve sıkı bir Tripod bulmalısınız.

Öğrenirsen hazırlanabilirsin. Hazırlanırsan fotoğraf çekebilirsin. Fotoğraf çekebilirsen gelişirsin.

Vahşi yaşamı fotoğraflamak zor olabilir; ancak sanatsal, kişisel ve ruhsal ödüllere olanak sağlar. Kısacası dışarı çık ve yaptığın işten zevk almaya bakın; ancak kamerayı bırakmayı ve çevrenizde olan bitenlerden de zevk almayı unutmayınız.

‘’Doğanın modası asla gemez.’’-Anonim.

Deniz Manzarası Fotoğrafları Yeni Başlayanlar İçin Kılavuz

Bir nevi soyut deniz manzarası sahnesi; suyun hareketi görüntünün çarpıcı olmasını sağlamıştır.

Deniz manzaraları sıklıkla manzara fotoğrafçılığının bir alt dalı olarak görülmektedir. Doğrudur; fakat bence, deniz manzarası fotoğrafları çekim esnasında, üzerinde düşünülmesi gerekilen kendi özellikli tekniklere sahiptir. Genel deniz sahnesi, sıcak bir kumlu plaj, mavi gökyüzü ve bazı palmiye ağaçları olabilir. Bu genellikle benim kaçınmak için çabaladığım bir çeşit görüntüdür. Daha etkileyici bir şey için genel bir kartpostal çekimi yerine, günbatımında bir şeyler çekmek, denemek ve eşsiz bir şeyler yakalamak istiyor olabilirsiniz. Doğru olarak algıladığınız anda ise deniz manzarası sahneniz baktığınızda heyecanlandırıcı ve nefes kesici olmalıdır. Sahneyi göstermesi gerekmektedir; fakat herkesin yapabileceği bir çeşit çekim olmamalıdır. Bunun anlamı, kıyı boyunca bazı eşsiz ve sıra dışı avantaj noktaları için keşfe çıkmak gerektiğidir.

Lütfen Önce Güvenlik

Deniz manzarası fotoğrafları çekimi tehlikeli olabilir. Çok sıklıkla, kaygan ve keskin kayalar üzerinde yürüyeceksiniz, gel-git yükselebilir ve dalgalar daha yakına gelebilir. Her zaman etrafınızdakilerin farkında olun ve dikkatli bir şekilde çevrenizde ne olup bittiğini gözlemleyin. Birden fazla kez, kaya yükseltisinde sıkışıp kaldım ve çevremde vahşi denizden başka hiçbir şey yoktu. Bu tür durumlarda, kuru toprağa dönmek rahatlama ve çile getirir. Üstelik birçok kez dev dalgalardan dolayı sırılsıklam olmuştum ve birçok kez kameramı denizde kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştım. Kısacası evet, deniz manzarası fotoğrafçılığı biraz tehlikeli olabilir; ancak sonuç buna değecektir. Her zaman ilk kural, önce güvenliktir. Eğer mümkünse bir fotoğrafçı arkadaşınızla beraber çıkabilirsiniz hem ihtiyacınız olan durumlarda birbirinize yardımcı da olabilirsiniz. Bu uyarıların dışında, burada, mükemmel manzara fotoğrafları çekebilmek için bazı ipuçları bulunmaktadır.

Deniz Manzarası Fotoğrafları için Konum Hususları:
Gel-git

Gel-git hareketleri ve gelgit aralığı hakkında bir şeyler bilmiyorsanız eğer hakkında araştırma yapmak güzel bir fikir olabilir. Birçok sahil kasabasında gel-git çizelgesi veya tablosu mevcut bulunmaktadır; çekim yapmaya gitmeden önce bunu bilmek önemli bir bilgi olacaktır. Ayrıca, kolay olarak Google üzerinden şehirler veya kasabalar için gel-git çizelgesi aratabilir ve bütün gel-git zamanlarını ve boyutlarını orada bulabilirsiniz. Bu oldukça önemlidir çünkü cezirde(düşük gelgit) bir bölge ararken; met(yüksek gelgit) kısmına döndüğü anda aradığınız kaya çoktan suyun altına girmiş olabilir. Üstelik gel-git, suyun hareketini ve dalga ölçüsünü etkilemektedir. Met(yüksek gelgit) varsa eğer, ortamda tahmin ettiğinizden daha az su bulunacaktır. Ayrıca, gel-git hareketi hakkında bilgi edinmek için yerel fotoğrafçılarla ve balıkçılarla konuşmak da oldukça iyi bir fikirdir.

Gelmekte olan gel-git, beni bu kaya yükseltisinde mahsur bırakmıştır.

Hava

Birçok kıyı kasabası, hava konusunda tahmin edilmesi zor şartlara sahiptir. Bir sahil kasabası üzerinde, oldukça hızlı bir şekilde bir fırtına çıkabilir. Çekim yapmaya çıkmadan üç veya dört saat önce hava durumunu kontrol ettiğinizden emin olun ve bir veya iki saat önce fotoğraf çekiminizi bitirin. Bazen hava ve özellikle rüzgâr, fotoğraf çekim koşullarını daha da zor bir hale getirebilir. IPhone’daki AccuWeather uygulaması, benim favori uygulamalarımdan biridir. Genellikle alışık olmadığım alanlarda bulunduğum zaman kullanırım. Oldukça kolay bir kullanımı vardır ve ne zaman kullansam yaklaşık olarak %90 doğru bilgi vermektedir.

Konum

Nerede çekim yapmak istediğine karar vermelisiniz. Sahilde mi, kayaların üzerinde mi yoksa yüksek uçurumda mı çekim yapmak istersiniz? Bu sizin hangi kişisel eşyaları yanınıza almanız gerektiğini belirleyecektir(yüksek botlar, uzun pantolonlar, vs.). Yanınıza fazladan yağmurluk veya kazak almak mantıklı bir fikir olacaktır çünkü hava çok hızlı nemlenebilir veya soğuyabilir. Güneşin nereye konumlandığına baktığınıza emin olun. Hiçbir şey, güneş batarken manzaranın %80’inin bir burun gölgesi tarafından kapalı olması kadar sinir bozucu olamaz. Suyun geleceği kanallara baktığınızdan emin olunuz. Bu kanallar ve dereler, kayalık sahil alanı boyunca gel-git çekildiği zaman oldukça tehlikeli olabilir; fakat gel-git tekrardan geldiği zaman bu tehlike geçebilir. Dereyi cezir(düşük gel-git)’te geçmişseniz eğer met(yüksek gel-git)’te dönmeye çalışın çünkü su geçmek için oldukça derin olabilir ve siz maruz kalabilirsiniz.

Muhteşem ışık ve suyun hareketi, mükemmel bir manzara yapmak için yeterlidir.

Işıklandırma

Sıcak güneş ışığı içinde, sahil boyunca yürürken far ve el fenerini unutmanız oldukça kolaydır. Karanlık olmadan kendi yerinize dönebilirsiniz; fakat gel-git geldiğinden ötürü, dönmeye karar verdiğiniz zaman havanın zifiri karanlık olduğunu ve dönüş yolunun ise değiştiğini fark edebilirsiniz. Manzara fotoğrafçılığı yaptığınız her yerde, özellikle deniz manzarası fotoğrafçılığı yapacağınız zaman; yanınızda farınızı ve el fenerinizi taşımayı unutmayınız. Birçok kayalık deniz alanında mahsur kaldım ve inanın bu ürkütücü olmaktan çok daha fazlasıydı. Neyse ki farımı her zaman kamera çantamda taşıyorum ve her ne olursa olsun, yolumu veya arabamı bulmama yardımcı oluyor.

Çekim Hızı

Çektiğiniz deniz manzarasına bağlı olarak, iki farklı seçeneğe sahipsinizdir. Dalgaların hareketini dondurabilirsiniz veya suyun hareketini bulanıklaştırabilirsiniz. Çektiğiniz deniz manzarasında, kayalar ön planda ise ve su kayaların üzerinden akıyorsa eğer suyu bulandırmak isteyebilirsiniz. Bu durum suya yumuşak ipeksi bir görünüm verir ve manzaraya sürreal bir görünüm kazandırır. Objeleri yavaşlatmak için nötral yoğunluk filtresini kullanabilirsiniz, böylece pozlama süresini de artırırsınız. Bu durum, buğulu görülebilecek olan odağa; bulunan su için oldukça yumuşatıcı bir etki yapacaktır. Vizyonuna bağlı olarak yapacağın çekim için suyun ne kadar ipeksi bir etkiye sahip olmak istediğine karar vermelisin. Suyun eylemini durdurmak için 1/1,000.’de çekmeli veya daha da hızlı çekmelisin. Benim için suyun eylemini dondurmak, yumuşatmak kadar etkili değildir. Sörf veya su sporları için çekim yapıyorsanız eğer eylemi dondurmak yararlı olacaktır.

Diyafram

Odak kısmında, manzara fotoğrafçılığında olduğu gibi, ön plandan arka plana kadar her şeyi isteyeceksiniz. Bunun anlamı, f/8 veya daha küçük bir diyafram kullanmanız gerektiğidir. Bu durum sizin, deklanşör hızını düşürmenize ve suyun, manzaranızda daha yumuşak bir görüntü vermesine olanak sağlayacaktır. Odağınızın, manzaranızda ve kompozisyonunuzda ayarladığınız şekilde olduğundan emin olun ve sonrasında, kameranızı elle netleme getiriniz. Böylelikle, ışık solmaya başladığı zaman, lensiniz odak noktası bulmak için çabalamayacaktır.

Deniz manzarasındaki yansımalara bakınız.

Renk veya Siyah ve Beyaz

Deniz manzaraları, siyah ve beyazda oldukça güzel görünmektedir. Fotoğrafınızı renkli durumda çekip ardından Photoshop ve Lightroom’da değiştirmelisiniz. Her iki düzenleme uygulaması da mükemmel siyah ve beyaz dönüştürme araçlarına sahiptir ve bunlarla beraber, görüntüde sayısız değişim yapma olanağına sahipsiniz. Fakat siyah ve beyazda çekim yapmışsanız eğer görüntünün esas rengini asla geri getiremezsiniz. Görüntüyü siyah ve beyazda deneyebilirsiniz ve renkli çekimde daha iyi bir görüntü elde ettiğinizin farkına varırsınız; kısacası renkli çekim yaptığınıza emin olmanız önemlidir.

Tripod (Üç Ayaklı Sabitleyici)

Deniz manzaralarını daha etkili bir şekilde çekebilmek için Tripod’a ihtiyacınız vardır. Güneş doğduktan hemen sonra çekim yapmıyor olabilirsiniz; ancak kameranızın mükemmel bir çekim yapabilmesi için herhangi bir olanağınız olamayacaktır. Netlik, iyi bir deniz manzarası fotoğrafı için kilit noktadır. Fotoğrafınızın bazı kısımları bulanıklaşmış olabilir (su gibi) fakat diğer kısımlar oldukça ne olmalıdır (kaya, bulut, vs. gibi). Kısacası, Tripod kullanırken, her şeyin net olduğundan ve eğer mümkünse bir kablonun bulunmasından emin olun. Tripod’un kıyıya konumlandırıldığından emin olun. Kumun, Tripod’u tutmak için yeterince sağlam olmamasından dolayı, deniz gelirken, Tripod’un hareket etmesine veya batmasına neden olabilir. Fotoğrafınızı çektikten sonra kayaların ve bulutların net olduğundan emin olun.

Tripod, düşük ışık durumlarında oldukça gereklidir.

Deniz Manzarası Fotoğrafları  için Konu Önemlidir:

Deniz Manzarası Fotoğrafları çekerken herhangi bir konu kısıtlaması yoktur. Aşağıdaki bazı fikirler, herhangi bir plajda bulunabilir:

  • Deniz fenerleri- Çekimlerinin yapımı her zaman eğlenceli ve mümkündür. Bunları, günün erken saatlerinde, ilk ışıklar gelirken çekmelisiniz.
  • Kaya çıkıntıları- Mükemmel deniz manzarası fotoğrafları için hareketli su ve kayalık sahiller gereklidir.
  • Yansımalar- Gel-git, düz bir plajda hareket halindeyse eğer gökyüzünün ve parlak deniz kumunun mükemmel bazı yansımalarını çekebilirsiniz.
  • Işığın rengi- Gerekli pozlamayı yapmışsan eğer sıcak bir gökyüzünü ve mavi suyu görüntüleyebilirsin. Bu durum, mükemmel bir manzara elde etmenize olanak sağlar.
  • Fırtınalar- Bu durum biraz yanıltıcı olabilir fakat bazen şiddetli bir fırtınayı çekmek mükemmel bir çekim olabilir.

Bir deniz kenarında yaşıyorsanız veya öyle bir yeri ziyaret etmek istiyorsanız eğer bu tarz bir fotoğraf çekmeyi deneyebilirsiniz. Sonuçlar oldukça etkileyici olacaktır ve siz bir kere nasıl yaptığınızı anladığınızda ne kadar kolay ve etkileyici bir şeyler oluşturacağınızı göreceksiniz. Tabi ki önemli kısım, güvende olmanız ve çevrenizdeki olayların farkında olmanızdır. Bu tarz bir fotoğraf çekmek için girişimde bulunmaktan korkmayınız; oldukça eğlenceli ve sonuçlarına değecek bir çalışma olacağına eminiz.

Etkili ön plan, manzarayı oldukça güzel bir şekilde sunmuştur.

Doğa fotoğraflarının büyük bir çoğunluğu yatay yönlü olarak çekilmektedir. Sanıyorum bunun nedeni yatay yönlü fotoğrafların görüş açımıza göre daha gerçekçi durduğudur fakat dikey yönlü doğa fotoğrafları genellikle kendi içerisinde etkileyici bir güzellik ve yatay yönlü görüntülerden çok daha eşsiz bir karakteristik içermektedir. Ticari nedenlerden dolayı birçok dikey yönlü doğa fotoğrafı çekmekten dolayı kendimi suçlu hissetmeme rağmen yaptığım her çekimde kendime dikey ve yatay yönlü çekimler de yapmayı hatırlatmıyor değilim.

Burada dikey yönlü fotoğraflar çekmemin nedenini ve dikey yönlü fotoğraflar çekmenin bazı püf noktalarını bulacaksınız.

Doğa Fotoğrafı için Birinci Neden: Dikey Yönlü Fotoğraflar Çekmeyi Öğrenmek Kolaydır.

İlginç doğa manzaraları görüntülemek için dikey yönden geniş açılı veya oldukça geniş bir lens kullanmak gereklidir. İlk yaptığım başarılı doğa çekimlerinin hepsi yarı fotojenik ön plan öğeleri ve bunları kullanarak büyük sahneler yarattığım dikey yönlü manzaralardır. Bu güne baktığımızda ise bana göre dikey bir şekilde ilginç bir gün batımı fotoğrafı çekmek oldukça basittir. Bakanın gözünü çekebilecek olan her şeyi yapacağım çekimde hiç çekinmeden kullanırım; kayalar, otlar, çiçekler vb.

7

Moraine Gölü, Alberta Kanada (1997). Nikon F601, Nikkor 24mm, f/16, (deklanşör hızı bilinmiyor.) Fuji Velvia ve en önemlisi Lee 3 stop GND filtresi. Aslında bu gördüğünüz görsel, benim aklımda neye dönüşmesi gerektiğini düşünüp de gerçekleştirdiğim ilk fotoğraftır. Fotoğrafınızın etkileyici olabilmesi için mükemmel bir ön plan görseline ihtiyacınız yoktur; ihtiyacınız olan şeyler, ön planın karede oldukça düzenli şekilde yer alması ve geri kalan öğelerle beraber uyumlu şekilde bağlanmasıdır. Bunu ilk öğrendiğimde ön planda yer alan ilgi dağıtıcı öğeleri çıkarmayı ve o şekilde kullanmayı oldukça basit bulmuştum. Sonuç olarak da ilk yaptığım çekimlerin büyük bir kısmı dikey birkaçı ise yatay yönlü olmuştur.

Doğa Fotoğrafı için İkinci Neden: Dikey Yönlü Fotoğraflar Daha Dinamiktir.

Clutha Nehri/ Alexandra (çürük değildir; nehirden aşağıya dökülmektedir). Nikon D7000, Nikkor 12-24mm f/4 DX, Marumi Polarizer. 12mm, f/11, 1/13th, ISO100. Dikey yön, görselde ön planda yer alan kayaların vurgulanmasını sağlamaktadır. Alçaktan ve eğilerek geniş çaplı lensi kullanmak ön planda bulunan gösterge çizgilerini eğer ve genişletir.

Clutcha Nehri/Alexandra (köprü halen nehirden aşağıya dökülmektedir!). Nikon D7000, Nikkor 12-24mm f/4 DX, Marumi Polarizer. 12mm, f/11, 1/13th, ISO100. Dikey formatta kullandığımız aynı kamera açılarını ve yakınlığını yatay yönlü çekim yaparken kullanırsak köprü ve ağaçlar karede yer almayabilir. Kayaların dinamik etkisini düşüren her şeyi yeniden oluşturmalıyım.

Doğa Fotoğrafı için Üçüncü Neden: Dikey Yönlü Fotoğraflar Daha Çok Satar.

Beş sene kadar önce gelirimizi fotoğraflarımızı içeren kartpostalları satarak kazanıyorduk; ancak yatay yönlü fotoğraflar o zamanlar dikey yönlü fotoğraflara oranla çok çok daha fazla satmaktaydı. Bu yüzden yatay yönlü fotoğraflara yöneldiğim yadsınamaz bir gerçekti. Yaptığımız satışların büyük bir çoğunluğunun yatay olması internet sitemizde yer almaktadır.

Fakat geçen sene yaptığımız değişiklikle, dikey yönlü fotoğraflara daha çok yönelmemiz satışlarımızın bir anda artmasına neden oldu. Özellikle yazı işlerinde ve gazete, dergi kapaklarında oldukça etkileyici bir görüntü sergileyen dikey yönlü fotoğraflar oldukça rağbet görmüştür. Sonuç olarak daha çok dikey yönlü fotoğraf çekmekteyiz. Tam zamanlı bir fotoğrafçı olmayabilirsiniz; ancak bu günlerde para kazanmanızı sağlayacak birçok yol vardır. Paraya arkanızı dönüp gitmeyiniz! Yapmanız gereken yatay yönlü doğa manzaralarında dikey yönlü fotoğraflar çekmektir.

Dikey Yönlü Doğa Fotoğrafı Çekimi İçin İlk İpucu: Alçaktan ve Yakından Çekim Yapınız.

Önceki görselde de belirttiğim üzere alçaktan ve yakından özeninizin çekimini yapmak görsel gücü artırır ve ön planda yer alan öğelerin etkileyiciliğini yükseltir. Zemine oldukça yakınlaşabilmek için tripod kullanmanız gerekecektir.

Egmont Dağı, Yeni Zelanda. Canon 5d mkii, Canon 17-40mm f/4 aşırı geniş, marumi polarizer. Makul bir şekilde ön planda yer alan otlara yaklaşarak ön planda yer alan diğer dikkat dağıtıcı öğelerin görselden ayrılmasını sağladım. Ayrıca otların görsel değerini artmasını ve sağ alt kısımda bulunan çizgilerin vurgulanmasını sağladım. Bu fotoğrafı çekerken zemine yakın olmakla beraber alçakta da bulunmaktaydım.

Doğa Fotoğrafı Çekimi İçin İkinci İpucu: Yüksekten ve Yakından Çekim Yapınız.

Aşırı geniş lens kullanmak manzaranın bütün açılarının kareye alınarak ve dinamik görsel öğelerin ön plana getirilip dikey yönlü çekimler yapılmasına imkân sağlar. Çekimi başarıyla yapabilmek için görüntüyü yüksek bir noktadan tripod yardımı ile sabitlerler ve kamera açısını aşağıya doğru ayarlarlar.

Acı bakla çiçekleri, Mackenzie Havzası/ Yeni Zelanda (Sarah Sisson tarafından). Canon 5d mkii, Canon 17/40mm f/4 aşırı geniş, Marumi polarizer. 17mm, f/16, 1/8inci saniye, ISO100. Sarah, bu yüksek acı bakla çiçeklerini çekebilmek için üç ayaklı sabitleyiciyi olabildiğine genişletti ve bir kutu üzerine çıkarak fotoğraf makinesini göğüs hizasında tuttu. Bu yüksek görüş açısı bütün çayırı görünür kılmakta ve ön planda yer alan çiçekler arasındaki bölgeyi de vurgulamaktadır.

Doğa Fotoğrafı Çekimi İçin Üçüncü Kural: Yapıyı Yıkınız.

Güçlü dikey noktaları birleştireceğim zaman; ön plan, orta zemin ve arka plan olmak üzere görüntüyü üçe ayırırım (Aynı düşünce yapısı yatay görüntüler için de kullanılabilir.) Güzel bir birleşim, üç bölümün de bir arada yer aldığı görsellerde bulunur – yaklaşık olarak üçte birlik kurala denk gelir.

Pukaki Nehri/Yeni Zelanda. Nikon D800e, Nikkor 17-35mm, f/2.8 aşırı geniş lens, Marumi Polarizer ve Singh Ray 3 stop GND filtresi. Bu görüntü, ön planda(çakıl çubuğu ve kayalar, vs.), orta zeminde (renk yansımaları ve dağlar) ve arka planda (gökyüzü) etkileyici görsel öğeler barındırmaktadır. Üçte birlik kuralı ile ön plan, orta zemin ve arka plan öğelerinin bir araya getirildiğini bilmenizde fayda var.

Doğa Fotoğrafı Çekimi İçin Dördüncü Kural: Biraz Alan Bırakınız.

Üçte birlik kuralın yarattığı endişeyi açıklamanın ardından, yaptığım çekimlere kendi isteğim üzerine her zaman bir anahtar nokta bırakmayı tercih ederim. Dikey yönlü görselinize aşırı boşluk bırakarak onu mahvetmeye çalışınız; ancak ölü alan abartısız ama etkileyici bir görüntü yaratacak ve bu da grafik tasarımcıların bu alanı kullanmalarına olanak sağlayacaktır.

Yalnız Lahana Ağacı, Taranaki/Yeni Zelanda. Nikon D700, Nikkor 16-85mm DX, Marumi Polarizer. 35mm, f/11, 1/20 saat, ISO100. Dikey yönlü fotoğrafların genellikle oldukça geniş alan barındırması mükemmel bir görüntüyle sonuçlanmaktadır. Bu fotoğraf birçok kez gökyüzünde bulunan boş alanda yazılarla beraber iç sayfa olarak satılmıştır.

Doğa Fotoğrafı Çekimi İçin Beşinci Kural: Dikey Telefoto Çekimleri Yapmayı Deneyiniz.

Uzun odak uzaklıklı objektifi, uzun kenarlarda tepeden en aşağı noktaya kadar kullanabilmenizden dolayı özellikle dağ bölgelerinde bulunan dikey temalı telefoto betimlemeleri oldukça etkileyici bir yapıya sahiptir (Çerçeveye daha uzun odak uzaklığı girmesine ve yükseklik farklılığına izin vermeniz bunu sağlayacaktır.)

Cook Dağı Yolu, Yeni Zelanda. Nikon D7000, Nikkor 70-200mm f/2,8 Vrii, Marumi Polarizer. 135mm (202mm 35mm eş değeri), f/11, 1/15 saatte, ISO100. Dikey yön, uzun odak uzaklıklı lensin etkisini bu fotoğrafta da göreceğiniz üzere artırmaktadır.

Doğa Fotoğrafı Çekimi İçin Altıncı Kural: L-Desteğine Yatırım Yapınız.

Bir L-Desteği veya L- Levhası, L-şekilli kameranızın etrafını saran bir üç ayaklı sabitleyici montaj levhasıdır. Bu levha, herhangi bir güç sarf etmeden dikey konumda kamera montajınızı yapmanızı sağlamaktadır. Bundan sonra bir kere daha yer çekimi ile savaşmak zorunda kalmayacaksınız ve dikey yönlü çekimler yaparken sabitleme sağlayabilmek için tripod ayaklarını değiştireceksiniz.

Gün batımı fotoğraflarında HDR’nin (High Dynamic Range (yüksek dinamikli)) iyi mi kötü mü olduğu, uygun mu uygunsuz mu olduğu veya gerçek bir fotoğrafçılık olup olmadığı konusunda birçok tartışma bulunmaktadır; ancak son zamanlarda oldukça moda bir sözcük olarak kullanılmaya başlanıldığı da yadsınamaz bir gerçektir. Ayrıca dijital fotoğrafçılık okulunda buna dair iyi ve kötü birçok makale bulmanız mümkündür.

HDR veya Yüksek Dinamikli Dizi, gün batımı fotoğrafları için neden mükemmel bir olanaktır?

HDR’nin bulunduğu bir manzara hakkında konuştuğumuzda anlaşılması gereken o görselde karanlık alandan parlak alana doğru büyük bir zıtlık olduğudur. Genellikle parlak bir ışık kaynağı olan güneş de çekim yaptığımızdan ve manzaraları da genellikle karanlıkta siluet şeklinde çektiğimizden dolayı gün batımları buna güzel bir örnek gösterilebilir. Doğru bir şekilde çekim yapıyorsanız ve doğru bir işlemden geçiriyorsanız sonucunda her iki alanda da yeterli detayı yakalamış olacaksınız.

Doğru Fotoğrafları Çekebilmek İçin İpuçları

Olay yerindeyken kameranızla beraber yapmanız gereken birtakım şeyler vardır. Aşağıda buna dair ipuçlarını bulabilirsiniz.

  • Yeterince koyu ve parlak olacak şekilde, her iki pozlama ölçeği sonunda gerekli uzaklıklarda farklı değerlerde pozlama yaptığınızdan emin olunuz. Bu ise karanlık görsellerinizin sağ kısmında ton dağılımı olması (kameranın bulunduğu yerde parlak veya beyaz alan yoktur) ve parlak görsellerinizde ise sol kısımda ton dağılımı olması gerektiği anlamına gelir (görselde koyu alan bulunmamaktadır).

Karanlık fotoğrafınızın sağ kısmında ton dağılımı bu şekilde görünmelidir.

Parlak fotoğrafınızda ton dağılımı bu şekilde görülmelidir.

  • Raw dosyaları ile çekim yapınız. Böylelikle çalışmanıza yarayan daha çok veri elde etmiş olursunuz.
  • Fotoğraflarınıza iki çekim aralıklı ton ayarı yapınız. Bunun nedeni raw dosyalarında çekimler yaptığınız için elde edeceğiniz görsel sayısı oldukça fazla olacakt ve işlem esnasında bilgisayarınızın yorulmasına neden olacaktır.
  • Düşük ISO değerinde genellikle 100 ‘de çekim yapınız. HDR çekimleri parazite yol açacağından dolayı bu problemi azaltabilmek için düşük ISO değerlerini tercih ediniz.
  • Mükemmel keskin bir final görüntüsü elde edebilmek için ve deklanşör hızı oldukça yavaş olacağı için tripod (üç ayaklı sabitleyici) kullanmanız önerilmektedir. Mesela yukarıdaki görsel için benim ayarlarım şunlardı; ISO400 ve saniyenin 1/1000, 1/250, 1/60 ve 1/15’inde f8 kullanılmıştır.
  • Kamera sarsıntısını ve görseldeki bulanıklığı önlemek için uzaktan kumanda kullanınız.
  • Diyaframı değil sadece deklanşör hızınızı değiştiriniz. Tonlanmış görselin diyaframını değiştirdiğiniz an odak noktasını yanındaki odağa çeker ve sonuç olarak görselde halkalar ve odak problemleri oluşur.

Işık ölçeği üzerindeki karanlık ve parlak alanlar iyi kapsamlı olmalıdır. Aklınızda bulundurmanız gereken konu ise şudur; koyu renkli görseller gökyüzünde birçok güzel renk bulundururken, parlak renkli görseller ön planda milyonlarca renk bulundurmasına rağmen gökyüzünde herhangi bir renk bulundurmamaktadır. Bu oldukça normal ve tam olarak olmasını istediğiniz şeydir. Tonlanması yapılmış görseliniz ise böyle görülmelidir.

Bütün fotoğraflar iki durak aralıkla aynı diyafram yardımıyla çekilmiştir.

Tonlanması Yapılmış Görsellerin İşlem Sürecine Yönelik İpuçları

Ben, HDR ton ayarlayıcı harita yazılımı olarak Photomatix uygulamasını kullanmaktayım. Hem doğal bir görünüm hem de gerçek üstü bir sonuç elde etmeme yardımcı olduğu için bu uygulamayı tercih etmekteyim. Daha iyi bir gün batımı görseli elde edebilmek için kullandığınız herhangi bir ton ayarlayıcı harita yazılımında aşağıda bulunan ipuçlarını izlemeniz gerekecektir.

  • Görselinizde, hareket halinde bulutlar veya sallanan ağaçlar varsa kullandığınız yazılımın ‘’gölgelememe’’ ayarını kullanarak bu durumu azaltabilirsiniz. Böylece görseliniz son derece keskin bir şekil alacaktır.
  • Kullandığınız yazılımda ton ayarları yaptığınız zaman canlı renkleri düşük ayarda tutunuz ve asla artırmayınız. Mesela Photomatix uygulaması, benim çektiğim görsellerin renklerinin canlılığını her zaman 50 altında tutmaktadır. Çekim sonrasında, görseli ışık odasına götürdüğümde ve görselde bulunan koyuluğu azaltıp, zıtlığı artırdığım zaman canlılık kendi başına artmaktadır.
  • Özellikle bulutun, bina veya ağaç gibi karanlık, koyu nesnelere karşı durduğu an gökyüzünde yer alan halkaları izlemeniz gerekmektedir. Birçok insan bu tekniği beğenmemesine rağmen gökyüzünde yer alan renk halkaları HDR sonucunda oluşur. Gerçek üstü bir görüntü elde edebileceğinizden eminim; ancak bunu daha da ileriye taşıyabilmek sizlerin elindedir. Görselde aşırı grilik ve parazit oluşacağından dolayı ileriye taşıma aşamasında sınırları belirlemek yararınıza olacaktır.

Değeri aşırı yüksek tutmaktan dolayı ortaya çıkan görüntü hoş değildir. Bunu yapmayınız.

Bu ise Photomatix ayarları dışına çıktığı için aşırı tek düze ve sıkıcı bir görünümdedir.

Burada yer alan durumda olduğu gibi HDR ile çekim yaptığınız zaman genellikle görselin bir yarısını daha güzel diğer yarısını ise daha vasat bulursunuz. Görsel daha detaylı olabilsin diye ön planı ve adacığı daha ileriye taşımaya çalışmama rağmen sonuç daha vasat ve kötü oldu. Eğer gerekliyse görselde yer alan arka planı maskeler veya Photoshop uygulamasına iki görseli de yerleştirir ve daha iyi olanı seçersiniz. Aşağıda bulunan görseli örnek olarak alabilirsiniz. Birinci görsel daha güzel şekilde oluşturulmuş olandır.

İlk Uyarlama. Gökyüzü için işlem yapılmıştır.

İkinci Uyarlama. Ön plan güzel görünmesine rağmen yukarıdan ortada yer alan kısım aşırı işlem görmüştür.

İşlem aşamasından sonra görselin final hali

Bu görselin son hali, yukarıda gördüğünüz birinci ve ikinci uyarlamanın Photoshop uygulaması üzerinde bir araya getirilip harmanlanması sonucu elde edilmiştir.

HDR gün batımı fotoğraflarında bir insan yer alması mümkün mü?

Diğer örnek ise bazı insanların HDR çekimlerinde insan yer almamasını savunması üzerine ele alınmıştır. Sizce ne yapılabilir? Aşağıda yer alan görsellere bakarak kendi tercihinizi yapabilirsiniz.

Bütün görseller aynı diyafram yardımı ile iki ayrı durakta çekilmiştir.

Son görsel bir araya getirilip harmanlanmış bir işin sonucunda elde edilmemiştir. Yapılan tek şey ışık odasında ton ayarı yapılmasıdır. İtiraf etmek gerekirse gördüğünüz şey gün batımı değil, tam tersine gün doğumudur; ancak güneş her iki durumda da aynı çizgide yer aldığı için bunu anlamak oldukça zordur.

Tüy Gibi Bulutlarla Kaplı Bir Gökyüzünü Nasıl Kullanabiliriz?

HDR çekimlerindeki diğer bir problem ise genellikle karanlık bir görünüm yaratan ve karamsar bir hava veren tüy gibi bulutların gökyüzünde bulunmasıdır; ancak bu durum ayrıca gölgeleme tekniğini kullanabilmeniz için oldukça güzel bir diğer fırsattır. Aşağıda gördüğünüz fotoğraflarda HDR formatını görseli daha canlı ve güzel yapabilmek için kullanamam rağmen gökyüzündeki bulutlar oldukça koyu renkteydi. Gerçek üstü tutumunu kullansaydım eğer piramitlerde ve çimlerde bulunan detayları kaybedecektim; bu yüzden en iyisini elde edebilmek için ikisini bir arada kullandım.

Bütün görseller aynı diyafram yardımı ile iki ayrı durakta çekilmiştir.

Yukarıda yer alan ilk uyarlamada çimlerin oldukça detaylı bir şekilde durmasına rağmen bulutların ne kadar koyu bir şekilde durduğuna dikkatinizi çekmek isterim. Fırtına bulutları olmadığına garanti verebilirim; ancak yapılan uyarlama görseldeki bulutların o şekil görünmesine neden olmuştur. İlk tüy gibi olan bulutları geri kazanabilmek için hafızada bulunan orijinal fotoğraflardan birini aldım ve daha yumuşak bir görüntü verdiğini düşündüğüm son görseli elde edebilmek için iki fotoğrafı bir araya getirdim.

Bir araya getirilmiş final görseli yukarıda yer almaktadır. Değişimi görüyor musunuz? Oldukça yumuşak bir geçiş olmasına rağmen son görüntü üzerinde büyük bir değişim meydana gelmiştir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here