Bu konuda sürekli güncel olarak fotoğraf makinesi aparatları, fotoğraf makinesi aksesuarları, fotoğraf makinesi ekipmanları ve çeşitli fotoğraf makinesi ürünleri hakkınca incelemeler ve haberler olacaktır. Bu tek başlıktır sürekli güncellenecek yeni ürünler eklenecektir.

Fotoğraf Makinesi Aparatları : Filtreler

Geçenlerde bu konu hakkında okuduğum bir yazı olaya çekimser yaklaşıyordu. Ben de bu soruyu Fstoppers’da sormanın en iyisi olacağını düşündüm. Deneyim ve bilgilerime dayanarak söylemem gerekirse, fotoğrafçılıkta, özellikle bazı iş kollarında çalışılıp, belli bir görüntü hedefleniyorsa filtre kullanmak bir zorunluluk. Mesela benim şirketimde düğün fotoğrafçılığı yapan bir kaç arkadaş aynı zamanda da off road çekimleri yapıyorlar. Fazlasıyla hızlı off road araçlar ve motosikletler uçarcasına giderken tüm pisliği ve hatta yüzlerce çakıl taşını etrafa saçarak ilerlerler. Bu tarz çekimlerde ekipmanı olabildiğince korumak birinci kuraldır ve fotoğrafçılar lenslerini koruma amacıyla mutlaka filtre kullanırlar.

As A Professional Photographer Do You Use Filters?

Bunun tartışılacak bir yanı yok aslında. Arkadaşım Brandon Bunch (http://www.ınstagram.com/theofficialbrandonbunch/) off road işlerde fotoğraf ve video çeker. Ona aynı soruyu sordum. Filtreleri hangi amaçla kullandığını sorduğum da bana ekipmanını toza ve herhangi bir olası çarpmaya karşı korumak için filtre kullandığından bahsetti. Brandon şu sıralar B+W XS-Pro ÜV Haze filtrelerini kullanıyor .

Offroad Trophy Truck throwing sand

Fotoğraf Makinesi Aparatları : Filtre ile kamera arkasında yaptığınız işten keyif alma

Tabi ki konuya bambaşka bir açıdan da bakabiliriz. Filtreler koruma amaçlı kullanım ya da spesifik bir görüntüyü yakalama konusundan çok daha öteye gidiyor. Mesela, bu video’da Anthony Thurston (https://anthonythurston.com/) durumu gayet iyi özetliyor. Bazı filtreleri kullanarak kamerasından almak istediği sonuçları en iyi şekilde alıyor ve aslında, daha da önemlisi kamera arkasında çekim yaparken geçirdiği zamandan keyif alıyor, dış mekanda vakit geçirmeyi aynı zamanı bilgisayar başında ihtiyacı olan görüntüyü dijital ortamda yaratmaya çalışmakla geçirmeye tercih ediyor. Anthony için asıl amaç korumadan ziyade hedeflenen görüntüye ulaşmak: http://www.digitaltrends.com/photography/landscape-lens-filters/ .

Fotoğraf Makinesi Aparatları : Filtre mi filtresiz mi?

Filtre kullanılsın mı yoksa kullanılmasın mı tartışmasında iki görüşe de dair birçok şey okudum, duydum, deneyim kazandım ama diğer fotoğrafçıların fikirlerini, deneyimlerini duymak da iyi olurdu. Bir kaç sene önce yakın arkadaşım olmasının yanı sıra aslında harika da bir fotoğrafçı olan David Mecey’le ileri seviye ışıklandırma kursuna katılmıştım. Diğer eğitimcilerden biri, Guido Karp (http://www.guidokarp.çom/), filtrelerin çektiğim görüntüleri mahvettiğini, camın lensin kendisinden çok daha zayıf kaldığını söyleyerek, tüm filtreleri çıkarttırmış ve beni fena korkutmuştu. O anı ömrüm boyunca unutmayacağım. Bir daha asla geri takmamak üzere anında tüm filtreleri ortadan kaldırdım. Filtre kullanmak istemeyeceğin başka bir alanda muhtemelen tekstil çekimi yapmaktır. Eğer bir müşteriniz için bir tekstil ürününü mesela bir kumaşı fotoğraflıyorsanız, o zaman kumaşın dokusunu değiştirebilecek bir riski almak istemezsiniz, olduğu gibi fotoğrafa yansısın istersiniz.

Bu beni daha da çok meraklandırdı ve niye biri filtre kullanmaya bu kadar karşı olur ki diye düşündüm. Bunu David’e sordum ve işte aldığım cevap:

“Sanırım son yüz yıldır falan fotoğraf çekiyorum. Dolayısıyla bu konu hakkında saatlerce okudum, bir sürü deneyde bulundum hem film kullandığım hem de son yıllarda daha çok dijital çekimlerde bulundum. Eski film kullandığımız günlerde hepimizi UV/Haze dediğimiz filtreyi kamera camının önünde kullanırdık. Günümüzde size lensin üzerine filtre kullanmayı önereceğim tek alan spor fotoğrafçılığıdır. Eğer araba yarısı, bisiklet yarısı, ya da çakıl tası, kaya parçası, lastik parçaları, ağaç dalları ya da lense bir şekilde zarar verebilecek spor dalları ile ilgili bir çekim yapıyorsanız, o zaman lensinizi filtreyle korumalısınız. Aksı halde camın üzerinde filtreye ihtiyacınız yoktur. Ayrıca eski lensler yeni dijital kameralarla “çalışabilir” belki ama öte yandan yeni teknolojiye sahip kameralar, çekmeye çalıştığınız obje söz konusuysa ister UV/Haze filtresi takılı olsun ister olmasın eski lenslerinizle kıyasla biraz fazla teknolojik kalabilir.“

Black and White Model

Carmen Electra at the Piano

 

David benim mentorum sayılır o yüzden bana verdiği bu bilgiler gerçekten de beni aydınlattı ve günümü iyi kıldı. David’in profesyonel işlerini bu websitesinden takip edebilirsiniz http://www.davidmecey.com/ . Peki, genelde stüdyoda, düğün ya da porte çekimi yapan fotoğrafçılar, sizin seçiminiz ne, siz filtre kullanıyor musunuz?

Fotoğraf Makinesi Aparatları : Filtre Sizin Fotoğrafçılık tarzınıza uyuyor mu?

Eğer polarize filtrelerin yaptığı çekimleri seviyor ve kullanıyorsanız bunu kesinlikle anlayabilirim. Görüntü, efekt ya da güvenlik amaçlı olabilir, siz filtreleri neden kullanıyorsunuz? Bildiklerinizi paylaşıp bizi aydınlatmanızı umuyorum.

Kaynak ve Yazar :  Amber Ğoetz

Fuji Fotoğraf Makinesi X2

Fujifilm geçtiğimiz günlerde kendi DSLR tarzı aynasız gövdelerinin güncellenmiş versiyonu Fuji Fotoğraf Makinesi X2 ’yi piyasaya surdu. Bu yeni kamera hakkında bahsedilmeye değer bir sürü güzel detay var ama hazır kamerayı bir kaç haftadır kullanıyorken, hem sizinle hem de Fuji’yle paylaşmak istediğim bir kaç önerim olacak. Belki de bir sonraki yazılım güncellemesinde bunları dikkate alıp çözebilir ya da değiştirebilirler.

Five Things Fuji Missed With the X-T2

Fuji Fotoğraf Makinesi X2 Menüler

Muhtemelen Sony kameralarında olduğu kadar karmaşık değil ama X-T2’nin menü sistemi de Sony’nin yolunda ilerliyor. Hafıza kartına format atmak gibi en basit ayarlar bile menünün çok derinlere saklanmış gibi. Yeni menü çok daha anlaşılır bir görünüme sahip olmasına rağmen X sistemin eski modellerinin sahip olduğu menülerle karşılaştırınca bu versiyonun çok daha kafa karıştırıcı olduğunu düşünüyorum. Şu anda tüm menüyü listelemek gereksiz belki ama menüde üçüncü sekmede yer alan bazı özelliklerin ana (ilk) sekmeye kadar taşınması çok yararlı olabilir.

 

https://cdn.fstoppers.com/styles/full/s3/media/2016/10/10/fstoppers-fujifilm-x-t2-things-fuji-missed-01-menu.jpg

Fuji Fotoğraf Makinesi X2 Odaklanma Ayarlarını Kaydetme

Bunu daha önce de yazmıştım. Çok basit bir şeymiş gibi duruyor. AF-S kullanırken kameramı tek nokta AF’de kullanmayı tercih ederim, AF-C modunda çalışıyorsam 3D takip tercih ederim. Gündelik işlerimde bu iki ayar haricinde pek de bir ayar değişikliği yapmam. Ancak, Fuji sistemi odaklama moduyla sürüş modunu birbirinden tamamen ayrı tutuyor. Bu da demek oluyor ki her AF-C’ye geçiş yaptığımda odaklama modunu da 3D takip moduna çevirmek zorundayım. Sonra da AF-S’ye geçtiğimde, kamerayı bu seferde tek nokta odağına döndürmem gerekiyor. Bu iki adımdan oluşan işlem aslında tek adıma rahatlıkla indirilebilir.

Fuji Fotoğraf Makinesi X2 Filtresiz Görüntü Profili

Fujifilm video uyum özelliklerini geliştirmeye çalışırken çok faydalı olabilecek bir noktayı gözden kaçırmış. Fuji’nin film simülasyonlarının büyük bir hayranıyım. Kelimenin tam anlamıyla hastasıyım. Sadece Classic Chrome ve Velvia seçeneklerine sahip olmak bile çekim deneyimini çok daha zevkli hale getiriyor. Yine de, bu her video çekimi yaptığımda kullanmak isteyeceğim bir özellik değil. Filtresiz bir görüntü profil de aynı derecede yararlı olurdu. Tabi ki de gölgelerle ya da vurguyla oynayarak da benzer bir efekt yaratabilirsin ama istendiği zaman filtresiz profile geçiş yapabilmek çok daha kolay bir çözüm olurdu. Belki F-log’la da bu iş çözülebilir.

Fuji Fotoğraf Makinesi X2 Dahili F-log Kaydı

Sadece HDMI aracılığıyla harici f-log kaydı mı? Gerçekten mi? Bu sanki Sony’nin fazla fiyat istemek için uygulayabileceği bir taktikmiş gibi geliyor. Umarım Fuji mühendisleri bu sorunu giderici bir yol bulurlar ve bu özelliği yazılımın içine eklerler. Donanım mevcut, o yüzden sanıyorum ki ısı kaybını bir problem olarak görüyorlardır. “F-log” log-gamma opsiyonu harika görünüyor, dolayısıyla umarım bir sonraki yazılım güncellemesinde bunun değiştiğini görürüz.

 

https://cdn.fstoppers.com/styles/full/s3/media/2016/10/10/fstoppers-fujifilm-x-t2-things-fuji-missed-02.jpg

Fuji Fotoğraf Makinesi X2 Grip Bağlantı Kapağı

O küçük lastik grip bağlantı kapağı hala olduğu yerde duruyor. Fuji kameralarında o küçük kapakçıkla alakalı o kadar çok sorun yaşadım ki. Gerçekten de o kapağı daha çok işe yarar başka bir şeyle değiştirirler diye umuyordum, ama yeteri kadar şanslı değilmişim. Diğer tüm girişler ve kapakçıklar zaman içerisinde o kadar çok geliştirildi ki, gerçekten de muhteşem bir kamera üzerinde eğreti duran tek şey bu kapak.

Fuji Fotoğraf Makinesi X2 Sonuç olarak

Gördüğünüz gibi bunların hepsi ufak tefek detaylar. Sonuç olarak, Fuji yine çok başarılı bir is çıkarmış ve ben de isimde çok zevk alarak kullandım.

Kaynak ve Yazar : Dylan Goldby

 

Fotoğraf Makinesi Aparatları Yongnuo Lens

Fotoğraf ve video sektöründe çalışan birçoğumuz Yongnuo’nun ürettiği flaşları, kablosuz vericileri veya minik kullanışlı Led ışıklarını ve ışık çubuklarını görmüş, kullanmış ya da en azından duymuşuzdur. Yongnuo bir süredir kamera lensleri konusuna eğilmiş ve hem Canon hem Nikon kameralarda kullanılabilir 50mm f/1.8 ve 35mm f/2 lensleri piyasaya sürmüştü. Geçenlerde Photokina Expo’da Yongnuo’nun 100mm f/2 lensini tanıtması bu yüzden dikkatimi çekti. Evet, şu sıralar ekonomik ölçekte kamera aksesuarları üreten firmalar, şu an için sadece Canon ile uyumlu olacak olan, 100mm f/2 yongnuo lens üretme aşamasındalar.

İlk bakışta Canon’un eski versiyonlarını çağrıştırsa da, muhtemelen yongnuo lens tek başına elimize aldığımızda daha farklı bir his verecektir. Lenslerin Yongnuo ve Canon versiyonlarının ürün özellikleri arasındaki farklar aşağıda verdiğim tabloda karşılaştırılabilir. Tabii ki de görüntü kalitesi gibi yan yana koyarak karşılaştırma yapmamız gereken özellikler için Yongnuo’nun lensinin üretim aşamasını tamamlamasını ve piyasaya sürülmesini beklememiz gerekecek.

Yongnuo Lens 100mm ürün özellikleriYongnuo Lens Canon uyumlu 100mm ürün özellikleri
  • Diyafram açıklığı : f/2 – f/22
  • Uç sayısı: 9
  • Odak modu: AF, MF
  • Maksimum büyütme: 0.140x
  • Odaklama mesafesi: 100mm
  • Lens boyutu: 76.6 x 122mm
  • Tam Çerçeve: Mevcut
  • Model numarası: YN100mm F2.0 C
  • Filtre boyutu: 58mm
  • Ağırlık: 400-500g
  • Diyafram açıklığı  f/2 f/22
  • Lens yapısı 8 elementli 6 grup
  • Diyagonal açılık görüntü 24°
  • Tam zamanlı manuel odaklamalı USM odaklama motoru
  • En kısa odaklama mesafesi 0.9m / 3 ft.
  • Filtre boyutu 58mm
  • Maksimum ebatlar x uzunluk.0″ x 2.9″, 1.0 lbs. / 75.0 x 73.5mm
  •  Ağırlık: 460g

Fotoğraf Makinesi Aparatları İlk Yongnuo Lens

Bu Yongnuo’nun piyasaya sürdüğü ilk Yongnuo Lens olmamasına rağmen, 100mm’yi alıp, kullanmaya değip değmeyeceği meçhul. Kulağıma gelenlere göre, odak halkası bizim şu anda kullandığımız diğer lenslerde alışkın olduğumuz yerden tamamen farklı bir yere konarak tasarlanmış ki, bu baya saçma, hatta yeri geldiğinde sinir bozucu dahi olabilir. Her şeyi yeni baştan öğrenmek gerekecek. Bundan daha önemlisi, görüntü kalitesinin nasıl olacağı sorusu. Bu soru şimdilik cevapsız kalmak durumunda. Lensin 170 Dolarlık etiket fiyatına sahip olması, kimilerini görüntü açısından büyük farklar olacağına dair şüpheye düşürebilir.

Paranızı ekstradan alacağınız lenslere ayırma ve riskli durumlarda (su kenarında, uçurum kenarında yapılan çekimler gibi) o kadar da telaşa kapılmama lüksünü bir yana koyarsak performans kalitesinden ödün vermeye gerçekten değer mi bunu iyi düşünmek lazım. Benim geçtiğimiz zaman içerisinde karşılaştığım Yongnuo ekipmanlarının gayet iyi çalıştığını güvenle söyleyebilirim, ancak Canon flaşlarım kadar uzun süre sağlam kalamadıkları da bir gerçek.

Buna rağmen, bazı tehlikeli çekim şartlarını düşündüğünüzde, kullanmak istediğiniz ekipmanın “ucuz” veya daha az pahalı bir versiyonunu satın almak da cazip gelmiyor değil. Konu lense gelince nasıl bir karar vermeliyiz?

Reviews on B&H Photo web sitesindeki Yongnuo’nun bugüne kadar çıkarmış olduğu lensler ile ilgili yorumlara bakarsak, uzun ömürlü olmadıklarına dair yapılan bir kaç yorum haricinde, fena durmuyor. Yongnuo halen lensin üretiminin ilk aşamalarında olduğu için, lensin piyasaya sürülüş tarihi henüz bir netlik kazanmış değil.

Yazar ve Kaynak :  Amber Goetz

 

Fotoğraf Makinesi Aparatları Yanınızda çöle bile götürebileceğiniz sağlamlıkta bir sert yüzey Pelican Çanta

Geçenlerde Kamera tanrısına (B&H Photo) Mojave ve Sonoran çöllerine giderken ekipmanlarımı taşımak için yanımda götürebileceğim, Arizona yazına dayanıklı sağlam bir çanta için bir istekte bulundum ve karşılığında bana bir adet Pelican 1510SC gönderdiler.

Fotoğraf Makinesi Aparatları : Pelican Çanta Dayanıklı

Pelican dayanıklılığı konusunda haklı bir ün kazanacak kadar uzun zamandır değerli eşyalarımızı koruma görevini üstlenmiş ve bu görevi layıkıyla yerine getirmiş bulunuyor. Chuck Norris-vari bir polipropilenden yapıldığı için, Pelican çantanın su geçirmez, toz geçirmez ve çarpmaya dayanıklı olduğunu iddia ediyor. Bosken ağırlığı 12 pound ve gerçekten de tank gibi inşa edilmiş hissi yaratıyor.

 

Fotoğraf Makinesi Aparatları : Pelican Çanta Su Geçirmez

Kimsenin ekipmanını yağmurda bırakmaya ya da nehre fırlatıp atmaya niyeti yoktur ama her an her şey olabilir. Günümüzde profesyonel ekipmanların pahalılığı göz önünde bulundurulursa, herhangi bir kotu duruma karsı ekipmanınızın güvende ve kuru olduğunu bilmek insanı rahatlatır. Ayrıca yumuşak çantalar nemi emebiliyorlar. Çantanın üzerine soğuk bir içecek döküldüğünde bunu emiyor ve siz de kendinizi, düğün sonrası tükenmiş bir haldeyken otoparkta) polis memuruna, arabanın içindeki ağır alkol kokusunun sizden değil, arkada duran sarhoş kamera çantasından geldiğini anlatmaya çalışırken buluyorsunuz.

 

Fotoğraf Makinesi aparatları

Fotoğraf Makinesi Aparatları : Pelican Çanta Toz Geçirmez

Elektronik aletler ve toz hiç iyi anlaşamazlar. 1510SC’yi su geçirmez kılan o-ring aynı zamanda toz geçirmez de kılıyor. Bonus.

 

Fotoğraf Makinesi Aparatları : Pelican Çanta Boyutları

Pelican 1510SC Sivil Havacılık Kurumunun belirlediği maksimum taşınabilir ebat kriterine uyumlu. Bunu geri çekilebilir uzatma sapı ve tekerlerle birleştirince 1510SCnin havaalanlarındaki hayatınızı olduğundan daha zor bir hale sokması mümkün değil.

 

 

Fotoğraf Makinesi Aparatları : Pelican Çanta İç Düzenlemesi

1510SC’nin içerisindeki düzen tam da benim ekipmanıma uygun. Ic tasarımda kullanılan dolgu (birkaç seçenek mevcut) kaliteli bir malzemeden üretilmiş. Toz, kir üzerine yapışmıyor, kirlendiği zaman da temizlemesi kolay oluyor. Aşağıda listelediğim ekipmanlarımı düzgünce içine yerleştirebildim:

 

 

Fotoğraf Makinesi Aparatları : Pelican Çanta Renk

1510SC üç renk seçeneği sunuyor (siyah, ten, yeşil). İlk basta tamamen kozmetik gibi gelse de Arizona da yazın hava sıcaklığı 115 derecenin üzerine çıktığı için ihtiyacınız olan son renk siyah. Ten rengi Arizona için çok daha uygun bir renk.

 

 

Fotoğraf Makinesi Aparatları : Pelican Çanta Aksesuarları

Pelican çantaları, kilitlerden kişiselleştirilebilir isim plakalarına kadar bir çok aksesuar seçeneğine sahip. Gözüme kestirdiğim bir aksesuar var ki, o da yakın gelecekte omzumda yerini alacak olan RUCPAC kiti. Bu kitin yardımıyla 1510SC tekerlekli çanta modundan çıkarak daha klasik bir sırt çantasına dönüşüyor. Eğer ekipmanınız için sert yüzeyli bir çanta almayı düşünüyorsanız ve sağa sola taşırken kullanabileceğiniz yeterli kas gücünüz varsa Pelican’ın sizin ihtiyacınızı karşılayacak bir çok seçeneği mevcut.

 

Yeni MacBook Pro

Yeni MacBook Pro’nun piyasaya sürülmesi ile birlikte internet alemini birbirine girdi, olumlu olumsuz her türlü tepkiyi bulmanız mümkün. Şükranlarını sunanlar da var, nefretlerini kusanlar da var. Hatalı girişler, kablolar, adaptörler olduğuna dair yorumlar da okuduk. Bir sürü havalı video da gördük. Neyse ki, profesyonel olarak çalışanların da gerçek iş deneyimlerini paylaştıkları birkaç yorum okuma şansımız da oldu. İşte, bu yazı da onlardan biri. Baya merak uyandırıcı.

Video düzenleme stüdyosu Trim Editing’te çalışan Thomas Grove Carter, geçenlerde yeni MacBook Pro ile yüksek çözünürlük gerektiren bir işte çalışmış. Birçoğumuz gibi onun da Touch Bar, USB-C Thunderbolt 3 girişleri ve diğer yeni özellikler hakkında çekinceleri olsa da yine de günlük iş akışı içerisinde bir denemeye karar vermiş.

MacBook Pro Kurulum

MacBook Pro’nun asıl ürün özellikleri belirtmese de Carter Final Cut Pro X ile 5K Pro Çözünürlüklü video düzeltmesi yapabildiğinden bahsediyor. USB-C kablosuyla bağlı harici Samsung T3 SSDsi ve iki tane 5K çözünürlüklü harici ekranı mevcut. Diğer kullanıcılar Wi-Fi ve performans sorunlarından şikayet ederken Carter bu makinede çalışmanın inanılmaz kolay olduğunu söylüyor. Bazı klavye kısa yollarını TouchBar’a taşıyarak, TouchBar’ı günlük iş akışının bir parçası olarak kullanmaya bile başlamış ve bu yeni oyuncağın çok işlevsel olduğunu söylüyor. Kullanma şekillerine örnek olarak gerekli yerlerde kullanmak üzere belirlediği kesme kısa yollarını, font ve renk seçenekleri arasındaki geçişi veriyor.

MacBook Pro Peki ya en yeni Windows Makineler?

Carter’ın iddiasına göre yeni MacBook Prolarda yazılım ve donanım birlikteliği inanılmaz ötesi sonuçlar veriyor ve bu yüzden de en yeni, üstün özellikli Windows makinelerin havasını fena söndürüyor. Dediğine göre eski yazılım yeni donanıma tam anlamıyla entegre olamayabilir ve buna bağlı olarak da performansta beklendiği kadar iyi sonuçlar çıkmayabilir.

MacBook Pro Sonuç

Dürüst olmak gerekirse, ben yeni MacBook Prolar yüzünden büyük bir hayal kırıklığı yaşıyorum ama yine de bu konuda alanında profesyonel kişilerin yapacakları yorumlar ile doğru makineyi seçmek konusunda yardımcı olacaklarını düşünüyorum. Bu yorum her ne kadar olumlu olsa da yine de diğer donanımların da aynı ya da benzer kalitede performans sonuçları verip vermeyeceği konusunda net bir cevap vermiyor. Peki ya grafik tablet, NAS cihazı ve harici ekranlar gibi diğer harici cihazlar da durum ne? Apple’ın Final Cut Pro X’ini kullanmak tabi ki de donanımı en üst performans seviyesinde kullanabilme imkanı sağlamıştır, fakat diğer video düzeltme uygulamalarında da aynı yüksek performansı yakalamak mümkün olacak mı?

Premiere Pro, Photoshop, Lightroom, veya Capture One ile ilgili sorun yaşayanlarınız var mı? Bağlantı konusunu nasıl çözüyorsunuz?

Tam anlamıyla ikna olmasam da bu inceleme benim biraz daha olumlu bakmama yardımcı oldu o yüzden bunun gibi daha çok yorum okuyabilmeyi umuyorum.

Kaynak :  [Huffington Post UK aracılığıyla]

 

Fotoğraf Makinesi Aparatları : Hoya Filtre

Hoya Yeni Solas Kızıl Ötesi Doğal Yoğunluk filtresini beğeninize sunuyor

Hoya Introduces New Solas Infrared Neutral Density Filters

Hoya, Solas KODY adını verdiği, fotoğraf ve video işlerinde kullanılmak üzere ürettikleri ve çoktan yıldızlaşmış filtreler silsilesini güçlendirecek olan yeni doğal yoğunluk filtre serisini piyasaya sürdü. Yeni KODY (Kızıl Ötesi Doğal Yoğunluk) serisi, doğal yoğunluk (DY) kullananların sıkça karşılaştıkları bir probleme çözüm öneriyor ve görüntü ve videolarınızda sıfır renk dengesizliği oluşturacağını vaat ediyor.

Hoya, bu yeni filtrelerin sensöre yansıyan kızıl ötesi ışığı kontrolde tutacağını ve böylelikle renk dengesizliğini ortadan kaldıracağını iddia ediyor. Bu yöntemle müthiş doğal renk dönüşümünü korumayı hedefliyor. Daha önce doğal yoğunluk filtresiyle çekim yapmış olan herkesin bildiği üzere, bu filtrelerle iyi bir renk dengesi kurmak oldukça zordur. Şahsen ben ucuz ya da pahallı olsun bugüne kadar birçok doğal yoğunluk filtresi denemişimdir ve hepsinde de bu sorunla karşılaşmışımdır. İşlem sonrası aşamada bu problemi çözme imkanı olsa da, kamerayla doğru renk dengesini yakalamak hem zaman kazandırıyor hem de daha çok tatmin ediyor. Dolayısıyla, Solas serisinin tanıtımında bahsettiği gibi renk dengesizliğini ortadan kaldırıp kaldıramadığını görmek için sabırsızlanıyorum.

https://cdn.fstoppers.com/styles/full/s3/media/2016/10/09/case-hoya-solas-nd-nuetral-density-filter.jpg

Fotoğraf Makinesi Aparatları : Hoya Kody

Hoya KODY filtrelerinin, standart doğal yoğunluk filtrelerinde görülen renk dengesizliği sorununu, kızıl ötesi ışığı (kırmızı spektrum) kontrol altına alarak çözdüğünü iddia ediyor. Renk değişimi genelde kendini son görüntüde kırmızı ya da pembe tonlarında ele verir. Eğer ki, renk değişimi sorununun kaynağı olan kızıl ötesi ışığı, henüz ışık sensöre ulaşmadan yakalayıp emiyorsa bu soruna karşı baştan önlemini almış olacaktır.

Yaratıcı kişiler genelde doğal yoğunluk filtrelerini pozlamayı etkileyen ışık miktarını düşürmek için kullanırlar. Basitçe izah etmek gerekirse, bu filtrelerin kameranın kullandığı bir nevi güneş gözlüğü olduklarını söyleyebiliriz. Genelde iki farklı grup tarafından kullanılır. Hızlı lens kullanan bir sinematograflar kendileri için bir zorunluluk halini alan geniş diyaframlardan ışık ve parlaklık seviyesi engeline takılmadan her türlü parlaklık ortamından yararlanabilmek için; manzara fotoğrafçıları da çekimlerde büyük önem arz eden çok uzun pozlama süresini sorunsuz yakalamak için kullanırlar.

KODY filtreleri Japonya’da üretiliyor ve hali hazırda B&H’de 48.90 Dolardan satılıyor. 1’den 10’a kadar durakli farklı ışık düşürücü seviyelerinde ve 46mmden 82mme kadar farklı büyüklükteki filtre opsiyonlarıyla satıştalar.

 

Yazar ve Kaynak : Dustin Levine

 

Fotoğraf Makinesi Aparatları : Bu Kamera Çantası ‘nın Bir Reflektörü Var 

Kendinizi bir anda sette bulduğunuzu ve yanınızda ne ışık ne de reflektör olduğunu hayal edin. Normalde yaratıcı bir çözüm bulmaya çalışıp, bir şeyler uydurursunuz. İşte, Scott Tallenger reflektörü postacı çantasının içerisine yerleştiren bir tasarımla bu çok özel problemi yaratıcı bir şekilde çözmeyi basarmış.

Bu kamera çantası nam-ı diğer “Flaş Çantası” ve yeni tasarımları barındıran BetaBrand web sitesinde 85 Dolardan satışta. Çantanın kapağını açtığınız gibi bu gri reflektörün size yansıdığını görüyorsunuz. Reflektör çantadan ayrılabilir şekilde tasarlanmamış ama çantayı yere sererek ya da elinizde tutarak kullanabilirsiniz.

Tabi “Neden yanımda reflektör getirmeyi unutayım ki?” diye sorabilirsiniz, haklisiniz da. Çantanın kendisi fena gözükmese de bu kadar küçük bir reflektör zemini pek de işinize yaramayabilir. Yanında küçük bir LED paneli taşımak iyi bir çözüm olabilir ama tabi yanımda LED paneli taşımayı akil edeceksem muhtemelen bir difüzyon taşımayı da akil edebilirim derseniz onda da haklısınız. Dikkatinizi çekmek istediğim bir diğer husus da reflektörü taşımaya yarayacak herhangi bir parça bulunmaması. Yani reflektör çantadan da ayrılabilen bir parça olmadığı için ya reflektörü başka bir objenin üzerine yaslayarak ondan yardım alacaksınız ya da elinizde tutacaksınız. Elinizde koca çantayı tutmaktan bahsediyorum!

Fotoğraf Makinesi Aparatları :  Reflektörlü Kamera Çantası iyi bir fikir mi ? 

Ne olursa olsun yine de orijinal bir fikir. Bazılarınız bunu kullandığı çantaya eklenmiş faydalı bir özellik olarak düşünebilir. Gördüğüm kadarıyla bu boyutlarda bir kamera çantasında olmasını isteyeceğiniz bütün özellikler bu çantada da mevcut. Geniş iç hacmi, biri suru cebi olması ve su geçirmezliği gibi. İste size tüm özellikleri:

  • İki yanda bulunan açma kapama klipsleri ve ayarlanabilir omuz askısı
  • %100 su geçirmez poliüretan (PU) kaplı naylon kumaş.
  • 8 ayrı Cep.
  • Çıkartılabilir cırt cırtlı bölme ayracı.
  • İç cephesine yerleştirilmiş tutma sapı.
  • 2 pound ağırlığında ve 17 litre kapasiteli.

Açıkçası, kimsenin bu kamera çantası’nı reflektör olarak kullanmak amacıyla satın alacağını sanmam. Ancak, hali hazırda kendine uygun bir kamera çantası arayan birinin bunu hoş bir özellik olarak görüp bu çantayı tercih etme olasılığı var. En azından, islerinde bu çantayı kullanacak olan birine çantanın içine ışıkla alakalı bir şeyler de koyması gerektiğini hatırlatması bir artı sayılabilir.

Yazar ve Kaynak : Stephen Kampff            [The Phoblographer aracılığıyla]

 

Fotoğraf Makinesi Aparatları : GearEye RFID Sticker

GearEye RFID Sticker Etiketleriyle Tüm Ekipmanınızın İzini Sürebileceğinizi İddia Ediyor

Eğer işe yarıyorsa GearEye ekipmanınız için geliştirdiği yeni RFID Sticker etiketleme sistemi ile çekim öncesi ekipmanınızı toparlama rutininizi tamamen değiştirebilir. 3 farklı versiyonu olan bu ince etiketleri hafıza kartından kamera gövdesine, lenslere kadar herhangi bir ekipmanınızın üzerine yapıştırabiliyorsunuz, ilave bir aksesuar ile de yakın çevrenizi tarayıp etiketli ekipmanların çantanızda olup olmadığını tespit edebiliyorsunuz, böylece geride bir şey bırakmadığınızdan (ya da başka bir açıdan bakarsak, hiç bir zaman ihtiyacınız olandan daha fazla ekipmanı yanınızda taşımadığınızdan) emin olabiliyorsunuz.

Fotoğraf Makinesi Aparatları : RFID Sticker Büyük bir Yenilik

GearEye’ın bu çözümü her bir ekipmanı ayrı ayrı etiketleyebilme imkanı sunduğu için Bluetooth takipçilerinden daha öte bir yenilik. Her bir RFID etiketi ultra ince ve neredeyse her yüzeye yapışabiliyor. Ayrı bir aparat ya da akıllı cep telefonu kılıfı (ben tercihimi ayrı bir aparattan yana kullanıyorum, çünkü kılıf, bir batarya içermese dahi, yine de başka bir cihaza özel tasarlanmış bir şey) uyumlu bir uygulama ile tüm ekipmanınızın çantada olup olmadığını kontrol ediyor. Söz konusu uygulama aynı zamanda farklı çekim türleri için o çekime özel gerekli olabilecek ekipman listesi oluşturmanıza da izin veriyor böylece çantanın daha hafif ve tüm ihtiyacınızı karşılayan ekipmanlarla dolu olduğundan emin olabileceğiniz çanta toplama asistanınız da bir kaç tık uzağınızda bulunuyor.

https://cdn.fstoppers.com/styles/full/s3/media/2016/11/01/geareye-rfid-tracking-1.jpg

 

Fotoğraf Makinesi Aparatları : RFID Sticker Avantajları 

RFID etiketleri bataryaya ihtiyaç duymaması, ince ve üretimi ucuz olması gibi özellikleri sayesinde sonsuza kadar dayanıklılar ve ekipman takibini kolaylaştıran hesaplı, uzun soluklu bir çözüm sunuyorlar. Eğer iddia ettikleri şekilde iş görürse, bu her fotoğrafçının çalışma seklini ve ekipmanını hazırlama sürecini değiştirecek bir yenilik.

Ürün bugün itibariyle Kickstarter’da satışta. GearEye elini çabuk tutacaklara özel paketiyle 119 Dolardan satılıyor ve hala stokta bu fiyattan ürün mevcut.

Başlangıç paketi 20 parçaya kadar ekipmanınızı etiketlemenize yarayacak sayıda etiket içeriyor. Ekstra etikete ihtiyaç duyarsanız, o da çok pahalı sayılmaz, 20lik paket için 10 Dolar ödemeniz yeterli. Son olarak, tamamı Temmuz 2017’den itibaren gönderime başlanacak şekilde, Kickstar’ın belirleyeceği fiyat üzerinden daha büyük boy paketler satın almak da mümkün.

Yazar ve Kaynak : Adam Ottke

 Leica Kopyası

Karşınızda 330 Dolarlık Leica Kopyası , acaba bu ürün leica fiyat politikasını değiştirebilir mi?

 

Eğer siz de bir Leica hayranıysanız ama bir tane edinecek paranız yoksa (merak etmeyin, herkes aynı durumda), o zaman bu tam da aradığınız fırsat olabilir. Aynı stil, kompakt tasarımı ve banka hesabınızdaki ekstra 5000 dolar yanınıza kar kalacaktır.

Çinli üretici Yi, daha önce Go Pro’nun başına iş açtıktan sonra şimdi de Fuji ve Leica’nın peşinde gibi. Mikro – Dört – Üçlük kamerası gerçekten etkileyici bir takım özelliklere sahip ve size sunduklarının yanında fiyatı neredeyse bedava sayılır.

This Is The $330 Leica Copy

Leica Fiyat Düşürür mü ?

Leica M ile stilleri neredeyse aynı, tek fark, Leica bunun için sizden 5,400 dolarcık talep ediyor olması. Yalnız karşılaştırmamız burada sona eriyor. Tabi ki de Yi’nin M43le size sunduklarını, Leica’nın tam kare dijital telemetreli kamerasıyla kıyaslamıyoruz. Eğer aynı görüntünün peşindeyseniz ve henüz değerlendirme yazıları piyasaya çıkmadan önce baştan mağlup olduğu belli bir kameraya güvenmek istiyorsanız, bu kamera sizin için harika bir seçenek.

Yi aynasız dünyasına 20MPlik Sony sensör, $K video çekim kalitesi, 25,600 ISO, dokunmatik ekran ve ham görüntü çekebilme gibi özelliklerin desteğiyle giriş yapıyor.

Hatta bir de uygulaması da mevcut, bununla Bluetooth/Wifi bağlantısını sağlayarak yazılım güncellemesi yapabiliyor ve kamera özelliklerinden yararlanabiliyorsunuz.

Ayrıca ürün 12-40mm f/3.5-5.6 ve 42.5mm f/1.8 lenslerine sahip.
https://cdn.fstoppers.com/styles/full/s3/media/2016/10/09/yi-mirrorless-touch-screen-camera-wifi-cheap.png

Bunları hepsi sadece Çin’de 330 Dolar, Amerika’da 499 Dolara sizin olabilir.   Bu fiyata, bu özelliklerle retro tarz ve boyutta kamera sevenler için ideal bir kamera olabilir.
Ancak, belirtmekte fayda var ki Fuji’nin X-A3’u de yakında piyasaya çıkıyor ve Yi’nin onunla bas edip edemeyeceği henüz belli değil. X-A3 belki $K kalitede çekim yapamıyor ama lensleri dahili görüntü stabilizasyonuna sahip ve Amerika da Yi’nin kamerasından sadece 100 dolar daha fazlasına satışa çıkacak. Bu gelişmeler de leica fiyat politikasını olumlu yönde değiştirebilir.

Tabi biz sadece fikirlerimizi paylaşıyoruz, yoksa Yi belki de bu yarıştan galip çıkar, kim bilir.

 

Kaynak ve Yazar : Stephen Kampff

Fotoğraf Makinesi Aparatları : Thunderbolt 3 Nedir ? :

Yeni MacBook Pro’daki Bağlantı Noktalarının Olmaması Sorununa Karşı Olası Çözümdür

İnce, yeni MacBook Pro. Zarif tasarım. Adeta bir mücevher. Bağlantı noktaları eksikliği mi? Eh, OWC, ihtiyacı olanlara yardımcı olmak amacıyla yeni Thunderbolt 3 Dock’u piyasaya sunuyor. Bununla birlikte, bu aslında ihtiyacımız olandan çok daha fazlası olabilir.

Eminim pek çok marka, yeni MacBook Pro’nun eski bağlantı girişlerinden yoksun olmasına karşı yeni çözümler üreteceklerdir. Aralarından seçim yapabileceğiniz iki farklı seçenek var: birincisi, yalnızca kullandığınız cihazlara uygun adaptörlerden yararlanmak, ikincisi ise ihtiyaç duyabileceğinizden daha fazla bağlantı noktası sunabilen bir docktan yararlanmak. Her ikisi de zamanının çok ötesinde şık bir makineye sahip olduğunuz ve yine de elinizdekilerle iş yapmak zorunda olduğunuz için katlanmanız gereken seçenekler.

OWC, yeni MacBook Pro ile birlikte kullanılmak üzere tasarlanan, 13 girişli yeni Thunderbolt 3 Dock’u duyurdu. SD kart okuyucu yuvası, Gigabit Ethernet, beş adet USB 3.1, mini ekran, analog ve dijital ses, FireWire 800 ve iki adet Thunderbolt 3 girişi gibi profesyonellerin çaresizce ihtiyaç duyduğu her şeye sahip. OWC Thunderbolt 3 Dock

Çok fazla adaptöre ihtiyacınız varsa ya da bir SD kart dongle adaptörü kullanmayacağınıza yemin ettiyseniz, bu çözüm sizin için.

Şimdi o kadar heyecanlı olmayan kısmına gelirsek: Biraz pahalı bir çözüm ve şu an için yalnızca ön sipariş imkanı mevcut. OWC, 279 Dolara (“sadece” diyorlar) satışa çıkardığı bu ürünün gönderimine Şubat 2017 itibariyle başlayacak. Eh, zaten çoktan Apple’a vermiş olduğunuz paraya kıyasla bu fiyat ne ki! En azından dock çok şık görünüyor.

Sizce akıllı telefonunuzdan biraz daha büyük bir başka pahalı cihazı sürekli yanınızda taşımaya ve böyle bir cihazı incecik MacBook Pro’nuza her daim bağlı tutmaya değer mi?

Yazar ve Kaynak : [MacRumors aracılığıyla]

Lightroom ve Photoshop Uygulamaları için Kullanılabilen Nihai Hile Sayfaları

 

Photoshop ve Lightroom uygulamalarında klavye kısa yolu olarak kullanmak üzere hile yapabileceğiniz sayfalara mı ihtiyaç duyuyorsunuz? Setupblogtoday çatısı altında çalışan ekip tarafından oluşturulan bu sayfalara bir göz gezdirebilirsiniz.

Photoshop Hile Sayfaları;

İlk olarak Photoshop uygulamasında kullanabileceğiniz, hem 2D formatında hem de tablo formatında bulunan sayfalara göz gezdireceğiz.

Lightroom Hile Sayfaları;

Photoshop uygulamasında kullanılan sayfaların oldukça etkileyici olduğu kanaatindeyseniz eğer Lightroom uygulamasında kullanılan saçma derecede geniş kapsamlı sayfalara da bakmanız yararlı olacaktır.

 

Tahta boyama için fotoğraf ve tahta dışında ihtiyacınız olan şeyler sadece medium jel ve tutkaldır. Mürekkep kopyalar yerine kullanmanız gereken şey ise lazer kopyalarıdır.

Tahta Boyama için Malzemeler;

  • Normal bir kâğıt
  • Ahşap bir blok
  • Tutkal
  • Orta yoğunlukta jel

 

Tahta Boyama ve Uygulama;

İlk yapmanız gereken şey ahşap bloğu masanın üzerine koymak ve üzerini orta yoğunluklu bir jel ile kaplamak olacaktır. Bu işlemin ardından kullanacağınız fotoğrafı bloğun üzerine yüz üstü şekilde koymanız ve bu fotoğrafın bütün kabarıklıkları gidene kadar düzeltme işlemi yapmanı gerekmektedir; sonrasında ahşap bloğu bir gece kurumaya bırakınız.

Ertesi sabah, blok kuruduğunda, nemli bir bez yardımı ile bloğun yüzeyini ıslatınız. Nemlenen kâğıt parçalarını yavaş yavaş soyunuz ve bütün kâğıt çıkana kadar bu işleme devam ediniz. Bu işlem bittikten sonra bloğun üzerini tutkal ile kaplayınız ve kurumaya bırakınız.

İşlem görmüş ahşap blok kuruduktan sonra istediğiniz gibi dekore edebilirsiniz.

 

Uçuş Anında Yanınızda Pil Bulundurmak

 

En son uçuşuma hazırlık yapmak üzereydim ki havayolu şirketi bir güncelleme e-maili göndererek pillere ilişkin yeni bazı bagaj regülasyonları olduğu hakkında bilgi verdi. Bundan böyle, bazı havayolu şirketleri uçuş anında yanınızda pil bulundurmak ile ilgili yeni düzenlemelere gidiyor. Bu yeni regülasyonlar fotoğrafçılar için biraz can sıkıcı olacağa benzer çünkü, bizler çoğunlukla pille uçtuğumuz gibi bir de yanımızda bir kaç set de yedek pil taşırız.

Not: Regülasyonlar bölgeden bölgeye değişebilir ve kuralların uygulanması da havayolu şirketinin birinden diğerine farklılık gösterebilir. Bu yüzden uçuş öncesi beraber uçacağınız havayolu ile irtibata geçmekte ve bir kez daha kontrol etmekte fayda var.

 

Bagajınızda çıplak pil bulundurmak yasak

Bu kural aslında beni baya şaşırttı ama sanırım pillerden sızma olması ya da yangına sebep olması gibi korkulardan dolayı böyle bir kural konulmuş olsa gerek. Belki de bu korku en son Samsung telefon bataryalarında yaşanan sorun yüzünden ortaya çıkmıştır. Kim bilir? Kural gayet basit. Eğer piller bagajınızın içindeki bir cihaza takılı haldeyse bu şekilde kabul ediliyor ancak eğer herhangi bir cihaz üzerinde takılı değillerse o zaman bu pilleri bagajınıza koymanıza izin verilmiyor.

El Bagajında Taşınacak Çıplak Piller

Çıplak pilleri el bagajında taşımaya halen izin var, yalnız tek bir şartla. Pillerin uçlarının diğer pil uçlarına değmesi riski asla oluşturulmayacak. Benim uçuş yaptığım havayolu şirketi yedek piller için konulan bu kuralı uygulayabilmek için şu aşağıda size verdiğim dört seçenekten birini uygulamayı öneriyordu:

  1. Piller hala orijinal paketinden çıkarılmamış olacak.
  2. Pillerin her biri birbirinden ayrı izole şekilde paketlenecek (örneğin her pili paket kâğıdı ile sarmak gibi)
  3. Pillerin başında ve sonunda da yer alan bağlantı uçları bantla kapatılacak.
  4. Piller korumalı pil kabında saklanacak.

Yalnız bu durum bana inanılmaz derecede gereksiz gözüktü ve yaklaşık altmış tane pili tek tek paketledikten sonra gereksiz bulmaktan da öte gayet sinir bozucu bir hal aldığını söyleyebilirim.

 

Fakat, ne yazık ki, bu durum karşısında yapılabilecek hiç bir şey yok. Hava yolu şirketi ve havaalanları kuralları koyuyor ve eğer biz de onların bize sağladığı hizmetlerden yararlanmak istiyorsak, bu kurallara uymak durumundayız. Şahsen ben bantlama yöntemini tercih ettim, çünkü onların standartlarına uygun bir pil kabı arayışına girmek için hiç bir vaktim yoktu.

Sonuç

Havayolu şirketleri güvenliği derece derece arttırdıkça fotoğrafçılar için de yolculuk etmek o derecede zorlaşır hale geldi. Ekipmanımızın yarısı kolayca ne olduğu anlaşılamadığı için bir tehdit olarak algılanabilir diğer yarısı ise çoktan saçma sapan kısıtlamalara tabii veya nasıl seyahat edebileceğine dair kurallar konmuş durumda. Siz düzene uyum sağlayan ve en son regülasyonlara uyan biri olduğunuzdan emin olun ki uçakla seyahat etmek istediğiniz bir sonraki zaman için hem zamandan tasarruf edin hem de başınız ağrımasın.