PAYLAŞ
Temel Fotoğrafçılık fotoğrafçılıkta kompozisyon

Temel Fotoğrafçılık EXIF Bilgileri Kullanmak

Bugün size anlatacağım terim EXIF bilgileri.

Exif nedir ?

EXIF’in açılımı ‘Exchangeable Image File’ (Değişilebilir Görüntü Dosyası). EXIF verisi, makinanızın çekilen fotoğrafla birlikte depoladığı ve bu fotoğrafın teknik özelliklerini barındıran bir dizi bilgi. Bu veri fotoğraf dosyası ancak JPEG veya TIFF formatındaysa kaydediliyor. Neredeyse bütün üreticiler EXIF’i destekliyor, siz bilseniz de bilmesenizde makinanız bu bilgileri muhtemelen kaydeder.

Belki de bu konu hakkında konuşmanın en iyi yolu size, oğlumun bu sabah çektiğim fotoğrafının

EXIF verilerini göstermek(onunla hava atmak için bir fırsat).

İşte fotoğraf: X

 

Temel Fotoğrafçılık Bu fotoğrafla ilişkili EXIF dosyasını bulmanın birkaç yolu var.

1. İlk olarak, eğer fotoğraf makinanın içindeki hafıza kartındaysa oradan görüntüleyebilirim. Canon DSLR makinamda bunu önizleme(preview) modundayken ‘info’ tuşuna basarak görebiliyorum. Bu durumda makina bana fotoğraf hakkında enstantane hızı, diyafram, tarih ve

saat gibi birkaç bilgi verecek.

 

2. Bir görüntünün EXIF verilerine ulaşmak için yapılabilecek bir başka şey de görüntü dosyasının üzerine sağ tuşla tıklamak ve ‘özellikler’ine girmek. Bunu yaptığım zaman Mac bilgisayarda aldığım şey:

 

Exif-2

EXIF verilerinin hepsini göstermese de bazı temel bilgileri sağlıyor.

3. Son olarak, EXIF verisinin göstermenin yollarından biri de fotoğraf düzenleme programları. Ben Photoshop Elements 2.0 (Mac için) kullanıyorum, bu programda ‘File’ ve ardından ‘File Info’ seçiyorum. Bu, görsel hakkında ‘genel’ ve ‘EXIF’ olmak üzere iki çeşit bilgiye ulaşmamı sağlıyor. EXIF opsiyonunu seçtiğimde şöyle bir şeyle karşılaşıyorum:

 

Temel Fotoğrafçılık Exif Bilgileri

Exif

 

Kullandığım kamera dahil, çözünürlük, çekimin tarih ve saati, enstantane hızı, ISO ve diyafram gibi çekilen görüntü hakkında bazı bilgileri görebilirsiniz, biraz daha aşağı inersem odak uzaklığını da görebiliriz(105mm).

Değişik kameralar ve fotoğraf düzenleme programları demek EXIF Verilerinin değişeceği anlamına gelir (eski kameralar daha az bilgi saklardı) ama çoğu, temel bilgileri size sunar.

EXIF verisinin kullanışlı olmasının birkaç nedeni vardır, en önemlisi fotoğrafçıya hangi çekimler arasında karşılaştırma yapma imkanı sunar, böylece neyin doğru neyin yanlış yapıldığı anlaşılabilir.

 

Örneğin, yukarıdaki fotoğrafa bakıp ‘keşke daha geniş alan derinliği kullansaydım da odak sadece el ve yüzde olmasaydı’ diye düşünebilirim. Ardından diyaframa bakar (f/4.0), bir dahaki sefere daha geniş alan derinliği istediğim için daha küçük bir diyafram aralığı kullanmam gerektiğini öğrenebilirim(f/5.6 ya da daha fazla). Benzer bir şekilde ISO değerine bakabilir ve çok kumlu göründüğünü ve 400 değerinde olduğunu belki de 200 olması gerektiğini görebilirim.

EXIF bilgileri kullanımı her fotoğrafta yapacağınız bir şey değildir ancak, özellikle dijital fotoğrafçılığa başlarken kendinizi geliştirmek sık sık kontrol edilip çeşitli denemeler yapılması uygun olur.

Temel Fotoğrafçılık Enstantane Hızı Nedir Ne demektir ?

Enstantane fransızca bir kelimedir ve tam Türkçe anlamı TDK da bulunmamaktadır. Ben açıklarsam iki olay arasında geçen zaman dilimidir. Mesela yerinizden kalkıp kapıya kadar gitme süreniz bir enstantanedir. Futbol maçında bir futbolcunun şutu ve kalecinin kurtarışı arasında geçen süre bir enstantanedir.

Fotoğrafçılıkta en önemli ayardan biridir enstantane hızı ayarı. Her ne kadar biz enstantane hızı ayarı desekte ingilizce anlamı daha doğru bence. İngilizce de enstantane hız ayarına shutter speed denir. Shutter speed ‘i Türkçeye çevirirsek pozlama süresi deriz. Ne kadar süre pozlayacağımızı enstantane değeri ile makineye belirteriz.

Fotoğraf çekmek bir süre işidir. Ne kadar kısada sürse arada bir zaman geçer. Bazen saniyenin 2000 de 1 inde bir fotoğraf çekersiniz bazende 10 saniyede bir fotoğraf çekersiniz. İşte bu sürelerin hepsi enstantane süreleri yani değerleridir.

Fotoğraf çekerken biz sadece çekmeyi başlatırız. Çekme işlemini makine bitirir. Ne zaman bitirmesi gerektiğini makineye bildirmemiz gerekir. Mesela küvetinizi suyla dolduracaksınız. Musluğu açtınız. Küvet dolduğunda kapatmanız gerekir. 1-2 denemeden sonra küvetin 5 dakikada dolduğunu öğrendiniz. O zaman gider normal işlerinizi yapar ve 5 dakika sonra gelir musluğu kapatırsınız.

Şimdi çekeceğiniz fotoğraf karesini ne kadar sürede çekebileceğinizi bilecek tecrübeye eriştiğinizde sizde makinenize bu kadar sürede fotoğraf çekmeyi bitir diyebilirsiniz. İlk başlarda otomatik hız ayarı seçmekten çekinmeyin çoğu profesyonelde günlük fotoğraflarında sadece çekecekleri kareye odaklanır. Herhangi bir ayarı düşünerek vakit kaybetmez ve anı yakalar.

Temel Fotoğrafçılık Enstantane Hızı

Enstantane hızı değerleri bulb modu ve zamanlayıcılar hariç 30 saniyeden başlar saniyenin 8000 de birine kadar gider. Makinenize göre rakamlar değişebilir. Saniyenin üstündekiler 1, 2, 4 gibi tam sayılardır. Saniyenin altındakiler ise 1/2 , 1/4 ,1/8 , 1/16 …. 1/1000 gibi kesirli sayılardır. Genellikle insanlar 1000i görünce büyük sayı zanneder. İlköğretim matematiğimizi hatırlarsak 1/1000 çok küçük bir sayıdır. Bu sayıları daha iyi anlamak için matematiğin kesirli sayılar konusunu tekrar okuyabilirsiniz.

Çekeceğimiz kare hızlı mı değil mi onu anlamalıyız. Mesela bir dağı çekiyoruz. Dağ hareket etmediğine göre hıza ihtiyacımız yok. Olabilecek en yüksek enstantane değerlerini seçebiliriz. Neden olabilecek en yüksek diyorum çünkü ortamdan fazla süre ışık toplarsanız o zaman bembeyaz bir sayfa çıkar karşınıza. Zaten 2-3 denemeden sonra istediğiniz ayarları bulursunuz.

Çekeceğimiz kare hızlıysa o zaman bizim düşük enstantane değeri seçmemiz gerekir. Mesela hızla giden bir araba için 1/1000 lere inebilirsiniz. Koşan bir insan için ise 1/100 lere inebilirsiniz. Bu rakamlar tamamen fotoğraf makinenizin, lensinizin özelliklerine ve diğer ayarlara göre değişecektir.

Elinizde fotoğraf çekiyorsanız eliniz ufak da olsa titreme yapacaktır. Bu nedenle elde çekimlerde 1/30 dan daha büyük bir değer almanız zordur.

Enstantane

Temel Fotoğrafçılık White Balance Nedir Beyaz Dengesi Nedir

Beyaz Dengesi Nedir ? White Balance Nedir ? 

Beyaz dengesi birçok dijital kamera sahibinin nasıl kullanılacağını anlamadığı veya kullanmadığı bir şeydir. Ama kesinlikle öğrenmeye değer çünkü çekimleriniz üzerinde ciddi bir etkisi vardır.

Şimdiye kadar bu meselesinden kaçanlar için tanıştırayım: Beyaz Dengesi.

Olabildiğince basit ve uygulanabilir şekilde anlatacağıma söz veriyorum:

En basit haliyle white balance nedir ve neden ayarlamalıyızın cevabı : beyaz dengesini ayarlamamızın sebebi görüntülerdeki renkleri doğru şekilde tutturabilmek.

Çekimlerde renkleri neden tutturmalısınız?

Bazen çektiğiniz fotoğrafların turuncu, mavi, sarı renklerde çıktığını farketmişsinizdir, üstelik normalde sahnenin oldukça normal görünmesine rağmen. Bunun sebebi her ışığın kendine özgü bir rengi (veya sıcaklığı) olmasıdır. Floresan lambalar fotoğraflarınıza mavimsi bir etki katarken tungsten(parlak/ampul) ışıklar sarımsı bir renk katar.

White-Balance

Mavi gökyüzünün serinliğinden mum ışığının ısıtıcı etkisine kadar geniş yelpazede sıcaklıklar bulabilirsiniz.

Genellikle gözlerimiz bu sıcaklık farkını pek anlayamaz çünkü ortam ışığına hemen adapte olurlar. Yani ışığın renk sıcaklığı çok uçlarda olmadığı sürece beyaz bir kağıt bize her zaman beyaz görünecektir. Dijital kameranız otomatik ayarlama yapabilecek kadar akıllı değildir ve bazen farklı ışıkları nasıl algılaması gerektiğini bildirmeniz gerekir.

Daha soğuk (mavi veya yeşil) ışıklar için biraz ısıtması gerektiğini ve daha sıcak renkler için de soğutması gerektiğini söylemek gerekir.

 

Temel Fotoğrafçılık Beyaz Dengesini Ayarlamak

Dijital kameralarda beyaz dengesi ayarı için farklı farklı yollar kullanılır, kullanma kılavuzunu açıp kendi kameranız için bu ayarları nasıl kullanacağınızı öğrenmeniz gerekecektir. Bunun yanında, birçok kameranın otomatik ve yarı otomatik modları sizin bu ayarları yapmanıza yardımcı olur.

Temel Fotoğrafçılık Beyaz Dengesi Hazır Ayarlar

Kameralarda bulabileceğiniz bazı Beyaz Dengesi ayarları:

Auto

– bu ayarda kamera her çekim başına, görüntüyü inceleyerek en iyi tahmini yapmaya çalışır. Bu ayar birçok durumda oldukça iyi çalışır ama daha özel ışıklandırmalar ve durumlar ve farklı etkiler yakalayabilmek için bur moddan çıkmaya değer.

Tungsten

– bu mod genellikle bir ampulle sembolize edilir ve iç mekanlarda çekim içindir, özellikle de tungsten ışıklandırmalara uygundur(sıradan ev ampulu). Genelde renkleri soğutur.

Floresan

– floresan lambaların ‘soğuk’ ışığını sıcaklığı artırarak dengeler.

Günışığı/Güneşli

– bu mod her kamerada yoktur çünkü bu, beyaz dengesinin ‘normal’ halidir.

Bulutlu

– genellikle sıcaklığı ‘günışığı’ modundan birazcık daha artırmaya çalışır.

Flaş

– kameranın flaşı oldukça beyazdır, Flash WB modunda kameranın sıcaklığı biraz artırdığını gözlemleyebilirsiniz.

Gölge

– gölgedeki ışık genelde, güneş ışığından daha soğuktur(daha mavimsi) yani bu mod da sıcaklığı biraz artırır.

Temel Fotoğrafçılık Manuel Beyaz Dengesi Ayarları

Çoğu zaman, yukarıdaki ayarları kullandığınızda oldukça tutarlı sonuçlar alırsınız, ama bazı dijital kameralar(çoğu DSLR ve point and shoot kameralar) manuel beyaz dengesi opsiyonu sunar.

Kullanım şekli genelde pek farklı değildir, temelde yaptığınız şey belirli bir sahnede beyazın nasıl görünmesi gerektiğini belirtmektir. Böylece kamera, beyazı referans alarak diğer renklerin nasıl görünmesi gerektiğine karar verir. Özel olarak bu iş için tasarlanmış beyaz kart (veya gri) alarak bunu yapabilir veya etrafta doğru renkte başka bir obje bularak bu ayarı yapabilirsiniz.

Temel Fotoğrafçılık Aşağıdaki iki fotoğrafta böyle yaptım.

İlk çekimde eşimin kitaplığındaki kitaplardan birkaçını Otomatik Beyaz Denge modunda çekildi. Odadaki ışık üç adet standart ampulden geliyor ve sonuç olarak görüntü oldukça sıcak ve sarı.

 

Auto

 

Bu fotoğrafı çektikten sonra kameraya doğru bir parça beyaz kaldırdım ve beyazın nasıl bir şey olması gerektiğini gösterdim

Custom-White-Balance

Manuel ayarın nereden yapılacağını öğrendikten sonra uygulamak pek zor değil ve bu da öğrenmeye gerçekten değer.

 

Temel Fotoğrafçılık Fotoğraf Makinesinde iso Nedir

Fotoğraf makinesinde iso nedir sorusunu cevaplamadan önce iso nedir ona bakalım. Geçmişte analog makinelerde var olan ASA ve DIN sistemleri üzerine International Organization for Standardization ( Ululararası Standartlar Örgütü ) tarafından geliştirilen fotoğraf makinesinin imaj sensörünün ışığa ne kadar hassas olduğunu sayısallaştıran bir sisteme kısaca ISO denir.

Fotoğraf makinelerinde iso ayarları vardır minimum 50 , maksimum ise 128000. İleride daha yükseği yapılabilir belkide yapılmıştır.

İso değeri ne kadar düşük olursa fotoğraf makineniz ışığa karsı o kadar az hassas olur. Mesela makinenizde en düşük iso ayarı 100 ise , iso 100 ayarında makineniz toplayabileceği en yavaş ama en temiz ışığı toplar.

İso değeri ne kadar yüksek olursa fotoğraf makineniz ışığa karşı o kadar fazla hassas olur. Mesela makinenizde 12.800 iso ayarı seçerseniz o zaman makineniz çok hızlı ışık toplayacaktır ancak çokca kirli ışık toplayacak. Bu kirli ışıklarda fotoğrafınızda size kumlanma dediğimiz noise (kirlilik) ile gelecektir.

Toparlarsak iso hızlı ışık toplama işidir. Peki fotoğralarımızda iso’yu nasıl ayarlamamız gerekiyor ?

Hıza ve ışığa ihtiyacınız varsa isoyu artıracaksınız diğer her durumda en düşük isoyu seçeceksiniz. Yani fotoğraf makinenizin ve lensinizin özelliklerinin yetmediği yerlerde isoyu artırmanız lazım. Bir Canon 100d ile kit lens 18-55 kullanıyorsanız ve ışığa yada hıza ihtiyacınız varsa o zaman isoyu artırmamız gerekiyor. Bu görüntü kalitesini düşürecektir ama hiç çekememekten iyidir. Aynı anda yanınızda başka biri Canon 5d mark 3 ve canon 50mm f/1.2 lens ile aynı kareyi hıza ve ışığa gerek duymadan iso 100 ile çekebilir. Buda onların neden pahalı olduğunu gösterir. Demekki her fotoğrafa ve ortama göre değil aslında makinemize ve lensimize göre isoyu ayarlamamız gerekiyor.

Bazı profesyonel makinelerin iso kaliteleri çok iyidir mesela 800 isoda bile hiç kirlilik üretmeden fotoğraf çekebilir ve zaten bu nedenle onlara profesyonel makine denir ve bu nedenle pahalıdırlar.

Temel Fotoğrafçılık Fotoğraf Makinesinde iso Nedir ? Neden Gereklidir ?

Basit bir örnekle başlayalım diyelim ki makinemizle bir fotoğraf çekeceğiz ve iso 100 değeri ile bu fotoğrafı çekmek için enstantane ayarımız 1 saniye olmalı.

100 değeri ile 1 saniye ise :
200 değeri ile 1/2 saniye
400 değeri ile 1/4 saniye
800 değeri ile 1/8 saniye
1600 değeri ile 1/16 saniye
3200 değeri ile 1/32 saniye

de fotoğrafı çekebiliriz. Bunu basit matematikle gelişterebilirsiniz. İso 100 de 1/10 saniye ise iso 1600 de 1/160 saniyede fotoğraf çekebilirsiniz.

fotoğraf makinesinde iso nedir fotoğraf makinesinde iso nedir

Toparlarsak , önce makinemizi ve lensimizi tanıyoruz. Sonra çekeceğimiz fotoğrafta en geniş diyaframı ve en yüksek enstantane hızını seçmemize rağmen hala hızı yada ışığa ihtiyacımız varsa gereken süre kadar iso yu arttırıyoruz.

Temel Fotoğrafçılık İso değerini arttırıp düşürmeye örnekler :

Ortam karanlıksa ışık lazım değeri arttır.
Tripoda takılıysa hız derdin yok, değeri düşür.
Çok hareketli bir nesne var, fotoğraf makinen ve lensin yeterince hızlı değil, demekki hız lazım değeri arttır.
Çok yavaş stabil duran bir nesne yada şahıs çekiyorsun değeri düşür.
İç mekandasın ışık yeterli değil değeri arttır.
Flaş varsa ışık var, değeri düşür.

Son olarak akılda kalması için arabalardan örnek vereyim. Bir Volkswagen Golf arabanız var ve gaza basıyorsunuz. Yavaş yavaş hızlanıyorsunuz. Arkadaşınızda ferrari var o bastımı anında hızlanıyor. Golf’ü düşük iso , ferrariyi yüksek iso ile yakalarsınız.

Yine aynı örnekle sizin elinizde Canon 100d ve kit lens var bu Golf’tür. Arkadaşınızda Canon 5d mark 3 ve canon 50mm f/1.2 lens var buda Ferraridir. Eğer amatörce fotoğraf çekiyorsanız Golf size yeter de artar. Profesyonelseniz o zaman Ferrari lazım. Bütçeniz yetmiyorsa tüketim çılgınlığına girip Ferarri almaya kalkışmayın.

Fotoğraf Makinesinde iso Nedir sorusuyla alakalı cevaplarınız yada yeni sorularınız  varsa lütfen yorum yapın yada bizimle iletişime geçin.

Temel Fotoğrafçılık Ürün Fotoğrafı Nasıl Çekilir

Ürün Fotoğrafı Nasıl Çekilir sorusuna cevap vermeden önce sormamız gereken ilk soru :

Ürün fotoğrafçılığı nedir ?

Ürün fotoğrafçılığı herhangi bir dikkat dağınıklığını gidermek ve bakanın dikkatini ürünün üzerinde toplamak için tek bir ürünün kendisini sade bir arka planla fotoğraflamayı içerir. Ürün fotoğrafçılığını pratik yaparken kendisi eğlenceli olabilir, eğer eBay ya da kendi sitenizden ürünler satmak istiyorsanız bu özellikle önemlidir. İyi bir ürün imgesi listelerinizi daha etkili yapabilir ve satışlarınızı arttırabilir.

Temel Fotoğrafçılık Ürün Fotoğrafı Nasıl Çekilir  önce FON

Ürün fotoğrafçılığına bir alan hazırlamak için, duvara çekilmiş bir masayı kullanabilirsiniz. Geniş beyaz bir kağıt parçası kullanın ve bir ucunu duvara öbür ucunu ise masaya tutturun. Kağıtta herhangi bir buruşma olmasından kaçınmak için kağıdın duvardan (dikey) masaya (yatay) kıvrılmış bir bükümü olmasına dikkat edin. Bu ürün fotoğrafçılığınız için beyaz kusursuz bir arka plan yaratacaktır.

Temel Fotoğrafçılık Rtkphoto tarafından çekilmiş “Meşrubat Düzeni”

Ürün Fotoğrafı Nasıl Çekilir  – Temel Fotoğrafçılık IŞIKLANDIRMA

Sonra ürününüzü ve arka planı aydınlatmak için bir çift ışık ya da flaş hazırlayın. İki ışık kurulumu doğal ışığa göre çok daha iyi fotoğraflar olarak sonuç verebilir. Işıklandırmanın gücünü, şeklini, boyutunu, ve pozisyonunu kontrol edebilme becerisi size fotoğrafların nasıl göründüğüne dair çok daha iyi kontrol imkanı sağlar.

Güç çıkışlarını bir kontrol etme yolunuz var olduğu sürece, sürekli açık ön ısıtmalı lambalar, küçük flaş üniteleri, ve tam boyutlu elektronik flaşların hepsi ışıklandırma için iyi çalışır. Işıklarınızı yerinde tutmak için ışık ayaklıkları kullanın, bu ışıklandırmayı çekimler arasında bağlantılı tutar. Işıklandırmanızın yayılması gerekir yoksa dikkati üründen dağıtan sert gölgelerle karşılaşabilirsiniz.

Işıklandırmayı yaymak için, çok miktarda aksesuarlar olanaklıdır. Bazı genel yayım teknikleri softbox kullanma, yansıtıcı, şemsiyeden çekim, yada yansıtıcı şemsiyedir. Bunlar ışıklarınıza ya da ışık ayaklıklarınıza tutunur. Işığı yaymak sert gölgelere ve kırpılmış vurgulara yol açmadan ürünün yazısını ve detayını belli etmeye yarayacaktır.

Eğer ışıklandırma için flaş üniteleri kullanmaksa (sürekli ön ısıtmalı lambalara karşıt olarak), bir şekilde flaşları tetiklemeye ihtiyacınız olacaktır. Radyo tetik üniteleri, ya da kameraya flaş ünitelerini bağlayan flaş sync kordları kullanabilirsiniz. Bazı flaş üniteleri fotoğraf makinenizin pop-up flaşından bir kızıl ötesi sinyalle bile tetiklenebilir.

Ürün Fotoğrafı Nasıl Çekilir  – Temel Fotoğrafçılık KONUMLANDIRMA

 

Ürününüzü fonunuzun üzerine konumlandırın, ve fotoğraf makinenizi bir tripod üzerine kurun. Ürün fotoğrafçılığı için, size fotoğraf makinesi ve ürün arasında anlamlı bir çalışma mesafesi sağlayan 35mm-100mm odaksal uzunluğu iyi sonuç verecektir. Bazı test çekimleri yapın, gerektiğinde ışıklarınızın parlaklığını ayarlayın, ve uygun ışıklandırmayı verebilmek için ışıkları konumlandırın. 45o aşağıdan ürünün önden her iki tarafına doğrultulmuş olan iki ışık bir çok durumda iyi sonuç verir.

Ürün Fotoğrafı Nasıl Çekilir – Temel Fotoğrafçılık YANSIMALAR

Eğer ürününüzün altında bir yansıma isterseniz, ürünü bir parça perspex plastiğin üzerine yerleştirin. Perspexten olan yansımayı imgenin içermesi için hafif bir açıyla çekim yapın.

Ürününüzün değişik açılarla, ve bazı detay çekimleriyle çeşitli çekimlerini yapın. Işıklandırmanızı bir kez doğru bir şekilde kurduğunuzda, ekstra fotoğraflar çekmek yalnızca ürünün konumlandırmasını değiştirmekle, ve büyük bir olasılıkla fotoğraf makinenizin konumlandırmasını hafifçe ayarlamakla ilgili olacaktır.

Ürün Fotoğrafı Nasıl Çekilir  -Temel Fotoğrafçılık DETAYLAR

Ürününüzün boyutuna göre, makro bir lens detaylı çekimler yapmak için gerekli olabilir. Makro lensler yakın mesafelerde odaklanabilmek için özellikle tasarlanmıştır, ve diğer lenslerin imge kalitesi kısa mesafelerde düşebilirken keskinliklerini devam ettirebilirler.

Ürün Fotoğrafı Nasıl Çekilir  – Temel Fotoğrafçılık CİHAZ

Işık ayaklıklarını, flaş ünitelerini ya da elektronik flaşları, ve yayıcıları, satın almak biraz tutarlı olsa da, ürün fotoğraflarınızda büyük farklılık yaratabilir. Ve eğer bir iş sahibiyseniz, iyi ürün fotoğrafları satışlarınızda büyük farklılık yaratabilir. Eğer yeni bir fotoğrafçıysanız, aklınızda bulundurun ki bu aksesuarlar portre fotoğrafçılığı gibi diğer fotoğrafçılık tipleri için de kullanışlıdır, ve fotoğrafçılığınızı geliştirmek için iyi bir yatırım olabilecektir.

Jay Gould tarafından çekilmiş bir fotoğraf

Ürün fotoğrafçılığı evde veya ofiste kolayca sürdürülebilir, ve çok fazla pahalı ekipmana ihtiyaç duymazsınız (ışıklar gibi bazı temel ekipmanlar daha da kolaylık sağlayacaktır).

Temel Fotoğrafçılık : ÜÇ ADIMDA MUHTEŞEM MANZARA FOTOĞRAFI ÇEKİMİ

Başarılı manzara fotoğrafı için birbirini tamamlayan üç adım bulunmaktadır. Bunlar;

  • Konu Seçmek
  • Doğru Işığı Bulmak
  • Betimleme Yaratmak ’tır.

Başarılı manzara fotoğrafı, etkileyici konu, kaliteli ışık ve güçlü bir betimlemenin birleşimi sonucu ortaya çıkmaktadır. Yukarıda gördüğünüz bu fotoğraf ise başarılı bir manzara fotoğrafı çekebilmek için dağların tepesine tırmanmanıza, ön planda alevli bir güneş bulundurmanıza gerek olmadığını örneklemektedir.

Temel Fotoğrafçılık Manzara fotoğrafı için Mükemmel Bir Konu Seçmek

Doğada gördüğünüz her şey mükemmel fotoğrafı çekmenize olanak sağlamamaktadır. Fotoğrafçı olarak bizim görevimizse doğada bulunan buğdayı samandan ayırmak ve iki farklı boyutta elde edindiğimiz güzelliği çekmektir.

Bana göreyse doğa manzarası fotoğrafları için en güzel konu, seyircinin gözünde ihtişam ve huzuru bir araya getiren enerjinin oluşturduğu. Bir fotoğrafçı veya gözlemci olarak konuları nasıl yorumlamamız gerektiğini bildiğimiz için dağlar, su yatakları, kıyı şeritleri bizleri mutlu eder. Bilinçaltımızda karla kaplı bir dağın zirvesinin büyük olduğunu veya kayalara çarpan bir dalganın çok büyük bir enerji ortaya çıkardığını ve bir su birikintisi üzerindeki yansımanın sadece sakin durumlarda ortaya çıktığını biliriz. Kısacası bu tarz görüntüleri yorumlamayı biliriz.

Fotoğrafçılık için en iyi konular, çeşitli görsel temaların ve büyük ilgi çekici nesnelerin bir araya gelmesi sonucu ortaya çıkar. Mesela bana göre bu fotoğraf huzuru (yansımalar), doğal değişimi (sonbahar renkleri ve bulutlar) ve acılara göğüs germeyi (stoacılık (Yalnız ağaç, kendi doğal çevresi dışında hayata bağlanmaktadır.) yansıtır. Tabii ki sizler hayata bakış açınıza bağlı olarak bu fotoğrafı daha farklı yorumlamış olabilirsiniz. Örneğin, aşırı çevreci biri, bu fotoğrafta birden çok türün, sürdürülebilir olmayan ırmak kolları tarafından sulanan bir gölde yer aldığını görebilir. Bu nedenle fotoğrafçılık ve hayat oldukça öznel bir meseledir.

Nepal’e veya Yeni Zelanda’ya fotoğraf çekebileceğiniz konu bulabilmek için seyahat etmek zorunda değilsiniz. Tabi ki Tolkien-esque dağları tarafından sarılmış olduğunuzda çekebilecek konu bulmak oldukça kolaydır; ancak konuların mükemmel derecede etkileyici olmasına gerek yoktur, ihtiyacınız olan şey görsel olarak etkileyicilik barındırmasıdır. Örnek, biçim ve renk bulmayı öğreniniz, ardından ise bunları bir araya getirip güzel bir manzara fotoğrafı yarattığınızda konu bulabilme fırsatına erişmiş olursunuz.

Temel Fotoğrafçılık Manzara fotoğrafı için Doğru Işığı Bulmak

Oldukça keyifli bir şekilde manzara fotoğrafları için gerekli olan tek öğenin doğru ışık olduğu hakkında tartışabilirim. Doğrusu, önemli miktarda e-sayfasında, doğa manzaralarını yaşamak adlı yazımda bunu uzun uzadıya yapmış bulunmaktayım. İnanın bana doğru ışık ciddi anlamda dönüştürücü bir özelliğe sahiptir.

Neyse ki doğru ışık sadece Ferrari kırmızısında çekim yapabileceğiniz anlamına gelmemektedir. Açık söylemek gerekirse ben, konuyu tamamlayabilecek herhangi bir ışıkta bile çekim yapabilmekteyim. Aslında sizlerin öğrenmesi gereken en önemli beceri, bulunulan bölgede hangi bileşenleri mümkün olan en iyi ışıkla birleştirmeniz gerektiğinin çıkarımıdır. Bunu da güneşin gün boyunca nasıl olacağını önceden gözlemleyerek veya gözlemleme sanatını uygulayarak yapabilirsiniz. Bense bunu, gün boyunca güneşin veya ayın acısını inanılmaz doğrulukta veren, küçük ve şık bir uygulama olan ‘’Focalware’’ sayesinde yaparım.

Temel Fotoğrafçılık Manzara fotoğrafı için Güzel Bir Konu Yaratmak

Konu, her şeyin artistik bir şekilde bir araya gelmesidir. Belki de mükemmel bir konu bulunmuş ve gökyüzünde gerçek pirotekniklerle kutsanmışsınızdır; ancak bu öğeleri sıkıcı, özensiz ve dağınık bir şekilde betimlerseniz sonuç çöpten başka bir şey olmayacaktır.

Bense, doğa manzaralarının konularını kişisel görüşümle ikiye ayırmaktayım. Bunlar;

  • Dinamik Doğa Manzaraları
  • Statik Doğa Manzaralarıdır.

Dinamik konular, doğa manzaraları fotoğrafçılığı dünyasında midilli konumundadır. Bu konular, 3D hissi yaratmak veya dinamik bir enerji katmak amacıyla fotoğrafa birtakım görsel oyunlar yapmaktadır. Eski zaman film günlerinde dinamik konular yaratmak zor olmasına rağmen bunu öğrenmek dijital iş akışı tarafından hızlandırılmış ve ‘’DPS blog spot’’ ‘u gibi eğitici bilgi veren topluluklara kolay iletişimi sağlamıştır.

Dinamik konular, bakanın gözünde etki bırakmak için öncü hatlar, hareketli dalgalar ve canlı renkler kullanmak gibi tekniklere başvurur.

Statik konular ise dinamik konulara oranla daha geleneksel bir çizgidedir. Bense, daha çok güzel bir şekilde oluşturulan statik konuları tercih etmekteyim.

Statik kompozisyonlar ciddi anlamda dram duygusu yaratmak için bazı etkileyici tekniklere bağlıdır. Başarılı bir statik konu ise çizgilerin, zıtlıkların, tonların, biçimlerin, sınırlandırılmış aydınlatmanın ve bakanı bağlayacak olan rengin birleşiminden ortaya çıkar.

Manzara Fotoğrafı

Statik konular genellikle görsel ilgi yaratan katmanlara, şekillere ve spot aydınlatmasına bağlı olarak oluşturulur.

Temel Fotoğrafçılık Manzara fotoğrafı için Adımları Bir Araya Getirmek

Bu üç adımı bir araya getirmeniz için herhangi bir sıraya gerek olmadığını bilmenizde yarar vardır. Mesela ben ilk önce ışığı ayarlarım, ardından konuyu belirleyip betimlemeyi yaratırım.

Temel Fotoğrafçılık : FLAŞ KULLANMADAN, DÜŞÜK IŞIKTA FOTOĞRAF ÇEKİMİ

Bol ışık ve ideal koşullar olduğu zaman dijital fotoğraflar elde etmek oldukça kolaydır. Ancak bildiğiniz üzere aydınlatma koşulları her zaman bizim istediğimiz veya beğendiğimiz gibi olmayabilir. Dijital fotoğrafçılıkta, mümkün olduğunca çok bir şekilde ışıkla oynamanız gerektiğini bilmek önemli bir durumdur; aksi takdirde, hayal kırıklığına yol açacak bazı sonuçlar doğurabilir. Abonelerimden biri, arkadaşının doğum gününde nasıl dijital fotoğraf çekebileceğine dair bir soru sordu. Yemin esnasında, çekim yaparken; gelin ve damadın ilgisini bozmamak için flaş kullanmak istemiyordu. Aslında bana sorulan esas soru, flaş kullanma zorunluluğu olmaksızın düşük ışıkta fotoğraf çekimi nasıl yapılır idi. Açık söylemek gerekirse, bu soru benim için mükemmel bir dijital fotoğrafçı sorusudur. İyi haber, bunun yapılabileceğiydi; ancak fotoğrafçılıkta olan her şey gibi, bu durum da bazı avantajlar ve dezavantajlar içermektedir.

Flaş, düşük aydınlık koşullarında elde olan en mükemmel çözümdür. Ancak esas problem, flaşı her türlü koşul için kullanamayacağımızdır. Anlayacağınız, kaydettiğiniz anı sadece sanatsal ve toplumsal olarak mahvetmediğidir. Baktığımızda, ayrıca dijital fotoğraflarımızı da düzgünleştirebilir. Bu durum özellikle flaşın, dijital kamera içerisinde yer aldığı durumlar için geçerlidir. Yerleşik flaş (ve genel bir flaş), dijital fotoğraflarınızda derinliği oluşturmak için özneyi sadece ön profilden aydınlatır. Maalesef, sıkıştırılmış derinlik, dijital fotoğraflarınızdaki özenin güzelliğini ciddi anlamda düşürmektedir.

Temel Fotoğrafçılık Flaş ve Iso

Bu olaydan, öznenize ve ışık düşüşüne bağlı olarak bazı durumlarda kaçınılmalıdır. Işığın etrafınızdaki şeylere düşüşünü nasıl inceleyeceğinizi kavramaya çalışınız. Bununla beraber, zihniniz artık flaşla beraber neleri yapıp neleri yapamayacağınıza dair kendini geliştirecektir.

Düşük ışık sorununun önüne geçebilmek için yüksek bir ISO kullanmayı deneyebilirsiniz. Kısacası ISO, algılayıcınıza düşen ışık hassasiyeti miktarı anlamına gelmektedir. Geleneksel fotoğrafçılıkla, dijital fotoğrafçılığın karşılaştırılması gibi durumları örnek olarak alabiliriz. Geleneksel fotoğrafçılık ISO’su film hassasiyetinde olmalıdır. (ISO ayrıca, geleneksel ilkelerde, film hızında kullanılmaktadır.)

Dijital fotoğrafçılıkta bulunan, tek ISO sorunu ise parazit yaratmasıdır. ISO, fotoğraf çekimi için mükemmel derecede olmasına rağmen parazit en yüksek seviyedeyse, herhangi bir bilgisayar programı yardımıyla bunu kesip düzenleyebilirsiniz. ‘’Noise Ninja’’ ve ‘’Neat Image’’ olarak adlandırılan ve parazit azaltıcı olarak bilinen iki önemli bilgisayar programı vardır. Tripod yanınızda değilse ve ISO yeterli seviyede değilse, kameranızın titremesiyle karşı karşıya kalabilirsiniz. ISO’yu değiştirerek, parazitin kamera sarsıntısından daha iyi bir sorun olduğunu keşfedeceksiniz. Anlayacağınız, dijital fotoğrafçılıkta parazit sorunu her zaman dikkat etmeniz gereken bir kısım olacaktır.

Dijital fotoğrafçılıkta, yüksek ISO, düşük ışık koşullarında fotoğraf çekmenize yardımcı olacaktır. Geleneksel fotoğrafçılıkta ise film rulonuzu değiştirmeniz gerekebilir. Ancak, ISO, dijital fotoğrafçılıkta ruloyu değiştirmek yerine ayarları değiştirmenize imkân verir. Bu durum, çekimini yapmak istediğiniz konu yanınızda değilse veya öznenizi, yeterince uzun bir zaman bekleme gibi bir imkânınız olmadığında size avantaj sağlayacaktır.

Temel Fotoğrafçılık Yüksek İso

Diğer bir örnek ise, birileri konuşur veya çalgı aleti çalar gibi, kapalı alanlarda dijital kubbe fotoğrafları çektiğinizi düşününüz. Yüksek olarak kullandığınız flaş bu çekim için yeterli olmayacaktır. Bu durumda (dijital fotoğrafçılıkta en çok görülen durum) ISO’yu daha yüksek bir ayara getirmeniz gerekecektir. Tabi kameranızı otomatik ISO moduna getirirseniz, çekim esnasında otomatik olarak gerekli dereceyi kendi ayarlayacaktır. Başka bir alternatif olarak ise ISO’yu kendinize göre ayarlayabilirsiniz. Bu yüksek hassasiyet, sizlere çekim yapabilmeniz için doğru pozlama fırsatını sağlayacaktır.

Ancak halen çekim esnasında tripodunuzun yanınızda olmaması ve kameranızı titretmenizden dolayı sorun yaşıyorsanız, ISO’yu daha bir yüksek noktaya çekiniz. Böylelikle daha çabuk bir deklanşör hızı elde edersiniz.

DPS okuyucusu olan BayTamper, bu yazının devamı niteliğinde ekstra ipucu içeren bir mail göndermiştir.

Bir ton düşük ışık durumunda konser fotoğrafçılığı çekimi yapan biri olarak, çok önemli iki noktaya değindiğimizi; ancak en önemli olan bir ipucunu kaçırdığımızı fark ettiğini; bunun da HIZLI LENSLER!! Olduğunu dile getiriyor.

Temel Fotoğrafçılık: Işık bakımından umutsuz olduğu zamanlarda kullandığı bir takım teknikler:
  1. ISO’yu mümkün olan en yüksek noktaya konumlandırınız.
  2. Mümkünse RAW modunda çekim yapınız.
  3. Sahip olduğunuz en yüksek lens üzerine düşük f-stop değeriyle beraber diyafram önceliğini kullanınız. (mümkünse f/1,8 veya daha düşük bir değer kullanınız.)
  4. Bunları yapmama rağmen halen deklanşör hızım el ayarlama hızımdan daha yavaşsa, onu biraz da olsun hızlandıracak bir telafi çekimi yapmayı tercih ederim. Bu seferki çekimi de tercihen RAW modunda yaparım.
  5. Son olarak da ön kısımda yer alan paraziti azaltabilmek için çeşitli parazit azaltıcılar kullanırım.

80 dolar olan Canon f1.8 50mm veya 300 doların üzerinde olan f1.8 85mm olan Canon USM gibi ekonomik, aşırı pahalı olmayan hızlı lensler de bulunabilir. Bu ekstra telafi duruşu ve diğer iki ipucu, düşük ışık ve flaşsız çekimlerde oldukça yardımcı olacaktır.

Temel Fotoğrafçılık Ön Kamera Flaşı

Son zamanlarda dijital fotoğrafçılık alanında, gerçek bir anti-flaş olayının başladığının farkında olan var mı? Bu durumu kitaplarda, internet sitelerinde, forumlarda ve flaştan da oldukça yüksek ISO değerine sahip, birçok kamera piyasaya süren üreticilerde de görmekteyim. Hâlbuki flaşın sert ışığı yüzünden fotoğrafı tamamen mahvettiğine tamamıyla katılmama rağmen; bazı zamanlar doğru şekilde kullanıldığında, ciddi anlamda güzel çekimler de yapabileceğini biliyorum. Özellikle de ön kamera flaşı gerektiğinde bir cankurtarıcı olabilir.

Ön kamera flaşından yararlanmak için bazı ipuçları bulunmaktadır. Bunlar;

Temel Fotoğrafçılık Yakınlaşınız:

Flaş kullanımındaki esas kısıtlama flaşın gücüdür. Hâlbuki dış flaş üniteleri kendi özel güç kaynağına sahiptir ve bunlar oldukça büyük boyutlarda olabilir. – flaşlı kameranız gücünü diğer parçalarla bölüştüğü için genel olarak daha küçüktür. Bununla beraber, ön kamera flaşı ‘nın belirli bir etkiye sahip olduğunu (genel olarak iki-üç metre kadar) bilecek kadar konuya yakınsınız. Eğer yeterince yakında değilseniz (örneğin bir rock konserinde, arka sıradasınız), ön kamera flaşı ‘nı kapatıp, en yüksek ISO ayarına getirmeniz gerekecektir.

 Temel Fotoğrafçılık Yavaş Sync Flaşını Kullanınız:

Flaş ünitelerinde yer alan diğer bir sınırlandırma ise çok sert sonuçlara neden olmasıdır. Bunun nedeni ise; sert bir ışık vuruşundan dolayı ortamdaki ışığın manzarada kaybolmasıdır. Oluşturulan ışık direkt olmayan bir şekilde öznenize aktarılmadığı için bu durum kısmi olarak gerçekleşmektedir.

Bu nedenle yavaş sync flaşını kullanmak iyi bir alternatiftir.

Temel Fotoğrafçılık Flaşı, DIY(Kendin Yap) Stilinde Direkt Veya Dağıtılmış Bir Şekilde Kullanınız:

Sabit bir flaş tarafından oluşturulan ışığın dağıtılamaması problemini, önceden üstü kapalı bir şekilde belirtmiştim; ancak bazı yaratıcı fotoğrafçılar tarafından kullanılan ‘’kendin yap’’ tekniği sayesinde, kendi dağıtıcılarını kullanarak ışığı dağıtmaktadırlar. Bildiğim bazı fotoğrafçılar, ışığın üzerini kapatmak için yanlarında yarı-opak yapışkanlı bant taşırlar. Flaş ışığını durdurmamasına rağmen yayılmasını sağlayarak daha yumuşak bir görüntü elde etmemizi sağlar.

Bildiğim diğer arkadaşlar ise, ışığı kapatmak için yanlarında beyaz kart taşırlar. Bu kartın yardımıyla ışık, yanlara ve yukarı dağılır.

Bu teknikleri kullanmak telafi çekimleri yapmanıza neden olabilir. Bu sorun, kameranızın kendi ışık gücü dışında bambaşka bir ışık kullanmasından dolayı ortaya çıkabilir(Büyük bir olasılıkla çekim kısmında bir-iki tık daha yukarı ayarlama yapacaksınız.)

Temel Fotoğrafçılık Flaşınızı Kullanınız:

Flaşı, sadece karanlık ortamlarda kullanmayınız. Kapalı alanlarda, yaptığınız çekimler esnasında flaş kullanmak, çektiğiniz görseli bir tık daha etkili yapacaktır. –Genellikle sert arka aydınlatmanın veya keskin alçak ışığın bulunduğu alanlarda, flaşınızı kullanmanız gerekecektir. Unutmayınız ki flaş gölgeleri aydınlatacak güce sahiptir.

Kameralar için geçerli olan bu ayarları aynı zamanda cep telefonlarınızda da kullanabilirsiniz. Ön kamera flaşı ile gelen telefonlar olduğu gibi bazılarınıda ön kamera flaşı uygulaması indirebilirsiniz.

Temel Fotoğrafçılık Kompozisyon : Doğru Ön Plan Nasıl Elde Edilir ?

Son deniz aşırı gezimden sonra, Türkiye çevresinde yaptığım iki haftalık gezide tanıştığım iki arkadaş gezginciden e-mailler aldım. Bazı mailler, bu iki grup arkadaşımın en iyi fotoğraflarını içermekteydi. Birçoğu ise ikisinin de aynı bölgelerde çektiği fotoğraflardı. Açık söylemek gerekirse aynı bölgelerde çekilmiş olmalarına rağmen birçoğu kalite bakımından birbirinden ayrı olduğu için eleştiri yapmaya heveslenmiştim. Tur arkadaşlarımdan biri sürekli güzel fotoğraflar çekmekteydi ve bunun nedenini ise düşüncelerine ön planda yer vermesine ve görseline derinlik eklemesine bağlamaktayım. Yaptığı çekimler görselin tam karşısında durmanızı sağlamaktadır. Anlayacağınız Fotoğrafçılıkta Kompozisyon yarattığı ön planlar; konu, bakış açısı ve etki yaratmıştır.

Diğer yandan diğer arkadaşımsa ön plana çok az yer vermekte ve düşüncelerini çok az yansıtmaktaydı. Çıkan sonuçlar ise tekdüzelikten kurtulamamaktaydı.

Bunlardan dolayı sizlerle ön plan hakkında bazı bilgiler paylaşmak istedim.

Temel Fotoğrafçılık Kompozisyon – Deklanşöre Basmadan Önce Ön Planı Kontrol Ediniz.

Çekim yapmadan önce her zaman etrafınızı bakaç (vizör) için tarayınız.

Ön planda yer alan ilgi dağıtıcı öğeleri kaldırmak için etrafınıza göz gezdirmeniz önemlidir; ancak sadece bu yüzden değil ön plana ilgi çekici bir şeyler ekleyebilmek için de etrafınızı taramalısınız. Anlayacağınız ön planlar, kendiliğinden oluşmuyor; bazen onları bulup, oluşturmanız gerekiyor.

Temel Fotoğrafçılık – Aşağıya Eğiliniz.

Görsel formunu kazanmak ve görseli vurgulayabilmek için aşağı formda fotoğraf çekmek birçok doğa fotoğrafçısının kullandığı stratejilerden biridir. Yere çömelerek veya tripodu aşağıya doğru ayarlayarak yaptığınız çekimlerde büyük bir değişim yakalayabilirsiniz.

Temel Fotoğrafçılık Kompozisyon – Ufkunuzu Genişletiniz.

Ufkunuzu değiştirdiğiniz zaman aynı şekilde görselinizde yer alan ön plan etkisini de değiştirmiş olursunuz. Birçok insan, fotoğraflarına doğal bir şekilde ufuk çizgileri eklemektedir. Bunu, aşağıdan üçüncü çizgiye yerleştirmişseniz eğer görselinizde vurgulamak istediğiniz şey gökyüzü olacaktır; ancak üstten üçüncü çizgiye yerleştirmiş olsaydınız, vurgulamak istediğiniz şey ön plan olacaktı. İkisi de gökyüzünde ve ön planda bulunan nesnelere bağlı olarak işe yaramaktadır; ancak etkileyici bir ön plan yakalamışsanız yapmanız gereken daha geniş bir ufuk çizgisine sahip olmak olacaktır.

Temel Fotoğrafçılık Kompozisyon – Yönlendirici Çizgileri Kullanınız.

Temel Fotoğrafçılık

Ön planlara yönelik diğer bir önemli strateji ise bakanı etkileyebilen özelliğe sahip olan yönlendirici hatların kullanımıdır. Genelde dikey çizgilerden oluşmaktadırlar.

Yönlendirici hatlar gerçek çizgiler olabilmelerine rağmen görselin ana temasını en alttan başlayarak etkileyecek nitelikte olan nesne, şekil veya desen olarak da karşımıza çıkabilir.

Temel Fotoğrafçılık Kompozisyon – Diyafram

Resmin türüne ve uyguladığınız efekte bağlı olarak daha geniş bir alan derinliği elde etmek adına küçük bir diyafram kullanmak isteyebilirsiniz. Bu olay görselin mümkün olabildiğince odak noktasında yer almasına neden olur.

Temel Fotoğrafçılık Megapiksel Megapixel

Megapiksel tanımını yapmadan önce öncelikle piksel ( ingilizce pixel ) nedir tanımını yapalım. Hepimiz okulda kareli defter kullanmışızdır. Şimdi bu kareli defter sayfanızda bulunan her bir kare bir pikseldir. Mümkünse yakınınızda bir kareli defter varsa alın bakın.

1 kare = 1 piksel.

Örnek olarak kareli defter sayfanızda yukardan asağıya 40, soldan sağa da 25 kareniz var. Tebrikler 40×25= 100 piksel bir defteriniz var.

Temel Fotoğrafçılık – Peki megapiksel nedir?

Matematiksel olarak kolay hesaplanması için 1 milyon tane piksele 1 megapiksel denir. 1 kilonun 1000 gr olması gibi.

Şimdi megapikseli anladık. Peki kamerelarda ve fotoğrafta megapiksel nedir ?

Kameranızın çekeceği fotoğrafı kareli defteriniz gibi karelere böldüğünüzde kaç tane kare yani kaç tane pixel varsa kameranız o kadar piksellidir. Milyonlardan bahsetmemek için de megapikselle ifade edelir. 20 milyon piksel kamera demek yerine 20 megapikseli tercih edelir.

Fotoğraflarda var olan her bir piksele kameranız tarafından görüntü işlenir. 20 megapiksel bir kamera da 20 milyon tane ufak kare vardır ve her bir karede görüntü vardır. Fotoğraf dediğimiz şey aslında bu 20 milyon karenin birleşiminde oluşan büyük dörtgendir. ( karede olabilir ama genelde 3 e 4 oranında dikdörtgen olur.)

Kameranızın megapikseli ne kadar yüksekse o kadar çok kareniz olur bunu anladık peki ne işimize yarar bu kadar çok kare ?

Fotoğrafları bilgisayarda zoomlayabildiğiniz kadar zoomlayın o zaman bahsettiğimiz kareleri göreceksiniz. Ne kadar çok megapiksel varsa o kadar çok zoomlayabilirsiniz. Bir fotoğrafı poster yapıp basmayacaksanız, geniş ekranda çok fazla zoomlamayacaksanız aslında megapiksele bir ihtiyacınız yok.

Çekilen fotoğrafın keskinliğine, renklerine ve bilimum özelliklerine kameranın kaç megapiksel olduğunun doğrudan bir katkısı yoktur.

Temel Fotoğrafçılık – Peki neden sürekli kameralar pazarlanırken öncelikle megapiksel ‘den bahsedilir?

Bu tamamen pazarlama stratejisidir. Kameraların bir çok özelliği vardır ancak çoğu biraz komplekstir. Genel tüketicileri en kolay tavlama yöntemi megapikseldir. Fotoğrafları 10-15 kez zoomlamayacak , poster yapmayacak genel kullanıcılar için 5 megapiksel üstü kamera almak tamamen gereksizdir. Ama pazarlama stratejileri ve tüketim çılgınlığı ile bir kullanıcının 10 yıl kullanabileceği bir makineye 2 yıl sonra bak bunun şu kadar megapikseli çıktı gel değiştir denir.

MP boyutları :

Megapiksel Megapixel

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here